Duyuru

At martinini Debreli Hasan…

  /   6162   /   07 Temmuz 2014, Pazartesi

 Yazdır

  

 
 
            
Bugünlerde Debre gene eski güncelliğine döndü! Bunun için bu başlıkla başladım…
Debre’de çalışmalar, etkinlikler tekrar devam ediyor! 
Halk kendilerine utanmadan “Türküm” diyen Westerling’lere rağmen gene dimdik!
Son sayımlara göre sayılar Debre nüfusunu,  19.542 olarak göstermektedir. Oranla:  Arnavut %58,  Makedon % 20,05, Türk %13,73 ve geri kalanı da diğerleri olarak görülmektedir. 
Makedonya’nın bağımsızlığının ilanından sonra, Debre’de yaşayan Türkler tarafından 1993–94 yılında ilk defa şehirde Türkçe eğitimin yapılması için bir çalışma başlatıldı. Ana okula başlayabilecek yaşta olan belli bir sayıda çocuğun velisi, Debre’de bulunan “Breşiya” Anaokuluna başvurdu. Sayımlarda Türk olmanız resmen boşunaydı. Siz kendinize ne kadar Türk deseniz deyin, Türk olmanız kâğıt üzerinde kalırdı. Üstelik baskılar da ardından gelirdi. Baskılar bilindiği gibi tehditti. Eski sistemden kalma bir alışkıydı sadece. Kemiklere korku saçmaktan başka bir şey değildi…
 
 
Biraz geriye dönüp 1995/96 okuma yılına dönelim.
Şimdi o seneleri Debreli Emel Ramadan ve birçokları daha şöyle hatırlamaktadır: 
Bu sınıf bir sene gayri resmi olarak çalıştı İlk okuma yılında baskılar başladı. Veli heyeti dışarıda beklerken sınıf öğretmeni görevini kabul eden Ustrugalı öğretmen Rezzan Abdulahi öğrencilerle içeride ders yaptı. İlk nesil öğrenciler gayri resmi olsa da mezun oldular. 1994 – 1995 okuma yılında ise velilerin baskısına dayanamayan MC Eğitim Bakanlığından beklenen izin çıktı. Bu okuma yılında ise öğrenci sayısı 22’ye yükseldi. Her gün eğitim müfettişleri tarafından denetilen öğrencilerle öğretmenler buna aldırmadan eğitime devam ettiler. 1995–96 okuma yılında ana okuldan yetişip ilköğretimlerini kendi anadillerinde devam etmek için hak kazanan bu çocukların  “Bratstvo Edinstvo” İlköğretim okuluna kayda giden veli heyeti, inanılmaz bir gerçekle karşı karşıya geldiler. Okul eğitmeni velileri dinlemeden: “Okulumuzda iki dilde eğitim vardır. Çocuklarınızı Arnavutça veya Makedonca eğitime verebilirsiniz!” gibisinden kabul edilemez bir açıklamada bulundu. Veli heyeti ne kadar uğraştıysa da yavrularına, onların Anayasal hakları olan anadilinde okula yazdıramadılar.
Debre'li bu genç, azimli, eğitimli, fedakâr Türk kızını internet ortamında tanıdım… Onun yazdıklarındaki oflamayı işittim kulaklarımda! Kızın anlattıkları gerçekti. Yakarışı sesliydi… İletiyle bildiriyordu durumu. Türklükle yanan bu genç kızımızın oflamalarını kulaklarımda duydum. Gönül diler ki, Debre’li Türklerde bu kızdaki Türklük olsun. Ondaki azim olsun! Kararlılık olsun! Cesaret olsun!
Şu anda “sen neden yazıyorsun” diyebilirsiniz. Ben de size nedenini anlatayım:
Bendeniz, Türk Demokratik Partisi (TDP) Debre Şubesi resmi basın sözcüsüyüm! Boşuna bu basın sözcülüğüne soyunmadım! İsteyen bu kararı görebilir. İkinci fotografı da… Son yerel seçimler öncesi TDP Debre Şubesi ve Demokratik Bütünleşme Birliği DUİ Debre şubesi arasında imzalanan anlaşmayı da… Aynılarının Birer nüshası bendenizdedir… Bu andan itibaren O nüshanın bir kopyasını gazeteye de kanıt olarak sundum! Bu anlaşma kimsenin başına bela oldu belki, ama ne yapalım anlaşma mevcut! Elde belge ne varsa Debre dosyamda mevcuttur. 
Debre’de yazılı ve imzalı anlaşmadan bahsediyorum. TDP Debre Şubesi sözünde durdu. Seçmen kitlesini DUİ adayına yönlendirmeye var gücüyle çalıştı. DUİ adayı Argetim Fida kazandı. Debreli Türklerin oylarıyla belediye başkanı oldu!
Emel Ramadan, sekreterimdir ve Debre eğitim olayında sağ kolumdur. Daha açık olayım: Debre olayında ne o bensiz, ne de bendeniz onsuz olabilir!
Buraya kadar anlattıklarımızı dilerseniz, bir resimle kanıtlayalım. Bu resim Debrelilerin ellerinde bulunan ciddi bir delildir.
Debreli çocuklarımız 1995/96 yılında öğretmenleri Rezzan Abdulahi ile…
Son yerel seçimlerde Debre’de DUİ kazandı. Belediye başkanı da DUİ’lidir. Bunu siz de bilirsiniz. Ancak seçim öncesi TDP Debre Şubesi, DUİ ile yazılı bir seçim anlaşması yaptı. Anlaşma şöyledir:
 
19.03.2009 tarihinde Debre TDP Şubesi başkanı İdriz Ramadan ve DUİ Debre şubesi başkanı Argetim Fida şubelerin temsilcileri olarak şu konularda 
 
A N L A Ş M A
 
imzaladılar:
 
1.            Her iki parti, “2009 yerel seçimlerinde TDP Debre Şubesi kendi seçmenleriyle Debre belediye başkanı adayı s. Argetim Fida’yı destekleyecek,
2.             Bu anlaşmanın 1. maddesi gereğince, Arnavutların DUİ Debre şubesi: 
             -     Adayların olması halinde, Türk dili sınıflarının açılmasına 
                      bağlı isteklerini destekleyecektir.
                -     İstihdam konusunda Türklerin belediyedeki genel nüfusa 
                      katılım oranlarına göre ilgi gösterecektir,
-          Yerel özyönetimde yer almalarına (Toplumlararası İlişkiler 
      Komisyonu) dikkat edecektir.
 3.             Her iki taraf imzalanan bu anlaşmayı saygılıyacağını onayladılar.
 
A  N  L  A  Ş  A  N  L  A  R:    
    
                       DUİ-DEBRE ŞUBESİ                             TDP-DEBRE ŞUBESİ
                               BAŞKAN,                                                   BAŞKAN,
                           Argetim Fida                                                  İdriz  Ramadan
              
Anlaşma noktalarından ilki, “Debre belediyesinde, öğrenci varsa, Türkçe eğitiminin başlatılacağıdır.” 
Eskiye kıyasla şimdi kanun başka türlü konuşmaktadır. 
Okulla ilgili geniş anlamda yetkiler belediyelerindir. Sorun şu anda genelde belediyede. Belediye, Arnavut kardeşlerimizin (ağabeylerimizin, akrabalarımızın) elindedir. Seçimler önünde Türklere verilen vaatler eğitimin ana dilinde yapılmasına imkân sağlanacağı doğrultusundaydı. Ancak bizde bir atasözü vardır: ‘Vaat etmekle mal tükenmez. Allah korusun vermekten!’ O zaman ‘kardeşlerimiz’ borçlarını unutmasınlar. Seçimlerde sıra bizdeydi… Şimdiyse sıra onlarda…
Yazıda, Bizim buralarda dersem, Üsküp’te anlaşılabilir. Hayır, ben Makedonya’nın her yerini kastediyorum. Başkaları başka türlü düşünebilir. Bendeniz, Makedonyalı bir Türk olarak, kesinlikle Makedonya’nın bütünlüğünden yanayım. Bir yazımda, başka bir konuda, ‘adımız Sadık mı bizim’, diye sormuştum. Galiba bu sadıklıktan ötürü neredeyse adımı Avni’den Sadık yapacağım geldi. Ancak adım ‘Kör Sadık’a çıkmayacaktır! 
Debre’de olup bitenlerden ötürü, başlıkta andığım türküyü Debreli Türklerin marşı olarak söyleyebilirsiniz. Vakit erkenken siz uyanık davranın. Davanızın marşı yapın. Patenler Merkezine kaydedin. O hak, kanunen sizin olur!
Şubeler arası imzalanan anlaşma Debreli Türklerin elinde hala bir delil. Hem de yazılı! İmzalı! Dedim, dedik işi değil bu. Anlaşma her iki Şube başkanının ellerinde. Eskiden bu tür belgelere ferman derlerdi. Evet, bu anlaşma bugün bir ferman özelliğinde!
Sona geldik!
Rivayet olunur ki: … Sultan Mahmut bir gün tüm vezirlerini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle bir şey yazdırın ki, ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş...
Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün bir yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. Sultan Mahmut tamam işte bu demiş... 
Yüzüğün üzerinde: 
"Bu da geçer ya hu"    yazıyormuş...
Hatırlatayım yeniden: Son sayımlara bakıldığında, Debre nüfusu 19.542’dir… Türklerse bu sayının % 13.73’ü…
Dün geçmiştir!
            Bugün yaşanmıştır!
Yarın, iyice düşünülmelidir! 
Öbür gün her şey kaybedilmiş olur!
 
Kaynak:   İNTERNATİONAL NEWSPAPEER   
              ZAMAN MAKEDONYA  
                 Sayı: 717, Üsküp
 

  

  

Yorumlar