Duyuru

Sırbistan ve BH ilişkilerde yeni dönem konusunda iyimser

Türkiye Haberleri

  /   445   /   28 Ağustos 2014, Perşembe

 Yazdır

  

BH ve Sırbistan'ın liderleri geçmiş yerine geleceğe yönelik bir bakış açısıyla geçtiğimiz hafta İstanbul'da biraraya geldi. Cumhurbaşkanı Boris Tadiç, "Sırbistan Bosna-Hersek'in istikrarını asla bozmayacaktır." dedi.
Southeast European Times için İstanbul'dan Erol İzmirli, Belgrad'dan İgor Jovanoviç ve Saraybosna'dan Antonio Prlenda'nın haberi -- 30/04/10


(Soldan sağa) BH Cumhurbaşkanlığı Reisi Haris Silayciç, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç geçen hafta İstanbul'da biraraya geldiler. [Erol İzmirli/SETimes]

Sırbistan ile Bosna-Hersek'in (BH) liderlerinin gergin ilişkileri yumuşatmaya karar vermeleri sonucunda iki ülke arasındaki ilişkilerde geçtiğimiz hafta yeni bir sayfa açıldı. Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ve BH Cumhurbaşkanlığı Reisi Haris Silayciç'in İstanbul'daki buluşması "gelecek için ortak bir vizyonun" altını çizen ortak bir bildirgeyle sonuçlandı.

Anlaşma Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün aracılığıyla gerçekleşti.

Bildirgede, "Uzun süreli barış, istikrar ve iyi komşuluk ilişkileri ortamı oluşturmak için, ülkelerimizin barış ve uyum içinde birlikte yaşayabilecekleri ortak bir vizyonun geliştirilmesi gerekmektedir." dendi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu iki ülke arasında aylardır mekik dokuyordu. Davutoğlu 24 Nisan'da Sabah gazetesine verdiği demeçte, "Bu toplantı, Bosna ihtilafından bu yana türünün ilk örneğidir." dedi.

Bildirgede, "herkes için güvenlik, üst düzey siyasi diyalog, ülkeler arası ekonomik bağımlılık ve bölgenin çok ırklı, çok kültürlü ve çok dinli toplumsal dokusunun korunmasına" destek veriliyor.

Sırp uluslararası ilişkiler uzmanı Dusan Reljiç SETimes'a verdiği demeçte, "Bosnalı siyasiler bölgedeki yeni, pozitif eğilimin bir parçası olurlarsa, bundan tüm bölgenin normalleşme ve istikrara kavuşma yolu etkilenecektir." dedi.

Belgrad Güvenlik Araştırmaları Merkezi başkanı Aleksandar Fatiç de, toplantının Belgrad'ın Saraybosna makamlarıyla şimdi olduğu gibi Sırp Cumhuriyeti (SC) üzerinden değil, doğrudan iletişim kurmasının önünü açacağını söyledi.

SETimes'a verdiği demeçte Fatiç, "Belgrad ile Saraybosna arasındaki iyi ilişkilerin SC'nin statüsünün Dayton Barış Anlaşmaları uyarınca korunmasının en iyi garantisidir -SC'nin siyasi eliti ile BH Federasyonu'ndaki Boşnak liderler arasındaki potansiyel bir ihtilaf sadece SC'nin uluslararası toplum tarafından lağvedilmesine yol açabilir." dedi.

Haftasonu yapılan toplantıda konuşan Tadiç, "Sırbistan, Bosna-Hersek'in istikrarını asla bozmayacaktır." dedi. Cumhurbaşkanı, yeni başlangıcın bölgesel işbirliğini ilerletmede yeni bir dönem anlamına gelebileceğinin altını çizdi.

Silayciç de buna yanıt olarak, "Bosna halkının bunu duyması son derece önemlidir." dedi.

Her iki ülke de, bu uzlaşma sürecinin hedeflerine ulaşmada yardım edeceği umuduyla AB'ye katılmak istiyor.

Analistler, Türkiye'nin de toplantıyı organize ederek AB üyeliği konusundaki konumunu güçlendirdiği görüşünde.

"Dış politikadaki artan iddiasıyla, Türkiye Güneydoğu Avrupa'nın önde gelen dış unsurlarından birisi olmayı hedefliyor," diyen Reljiç şöyle devam etti: "Türkiye arabuluculuk diplomasisine, ekonomik ve finansal projelere ve bölgede sadece İslam geleneğinden ülkelerle sınırlı kalmayan geleneksel bağlarına güveniyor."

Türk Milliyet gazetesinin dış politika köşe yazarlarından Sami Kohen 27 Nisan Salı tarihli bir yazısında, "Bu noktaya gelinmesi hiç şüphesiz kolay bir şey değildi." diyerek şöyle devam etti: "Bu toplantının mimarının Davutoğlu olduğu söylenebilir."

Banja Lukalı analist Tanja Topiç bildirgeyi bölgesel ilişkileri normalleştirme yönünde atılmış güçlü bir adım olarak nitelendirdi. Topiç, bu yöndeki yeni siyasi girişimlerin SC'deki radikal milliyetçi siyasetin zayıflamasına yol açabileceğini de sözlerine ekledi.

SETimes'a verdiği demeçte Topiç, "Son dönemde bölge genelinde ileri yönde atılan adımlar Hırvatistan ve özellikle Sırbistan tarafından sürdürülebilirse, bu gibi olumsuz tepkiler yakında marjinalleşebilir ve SC'li radikal siyasiler sadece siyasi mağluplar haline gelebilirler." dedi.

Anlaşma olumsuzluklar olmadan gerçekleşmedi. BH cumhurbaşkanlığının Sırp üyesi Nebojsa Radmanoviç, Silayciç'in bildirgeyi diğer iki cumhurbaşkanlığı üyesinin rızasını almadan imzalaması yüzünden deklarasyonu anayasanın ihlali olarak nitelendirdi.

Radmanoviç, "Silayciç ve Dışişleri Bakanı Sven Alkalay sadece resmi olmayan bir ziyaret için İstanbul'da bulunuyorlardı ve bu yüzden de BH adına hiçbir belgeyi kabul edemezler." dedi.

Topiç, bu tepkinin "SC liderlerinin Sırbistan ile ilişkilerinde bir nevi inhisariliği kaybettiklerini hissettiklerini gösterdiğini" söyledi.

Toplantıda Gül, bölgesel ilişkileri kurma ve sürdürmenin önemine değindi.

"Balkanlar her zaman dev bir çatı altında barış ve istikrar içinde olmuştur -- bu sefer bu çatı, büyük önem verdiğimiz AB ve NATO yapıları olacaktır." diyen Gül şöyle devam etti: "Sırbistan ile Bosna-Hersek arasındaki ilişkilerin normalleşmesi çok önemlidir."

Belgradlı 71 yaşındaki bir emekli olan Milan, Sırpların Türkiye'ye karşı duygularını düzenlemelerinin kolay olmadığını söyledi.

"Sırbistan'da Türklerle ilgili ilk ilişkilendirmenin ne olduğunu biliyorsunuz -- 500 yıl onların işgali altında yaşadık." diyen Milan şöyle devam etti: "Fakat o zamandan bu yana çok şey değişti. Sırbistan'da yatırım yapacak birkaç avronuz varsa buyrun gelin."

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.

 

  

Yorumlar