Duyuru

Arnavutluk’un yerel seçimi

  /   2831   /   28 Ağustos 2014, Perşembe

 Yazdır

  

Arnavutluk halkı, oldukça gergin geçen iki yılın ardından, yerel temsilcilerini seçmek üzere 8 Mayıs 2011 günü yeniden sandık başına gitti. Üç milyonun iki yüz elli bin kayıtlı seçmenin yaklaşık yüzde 51’i, toplam 308 belediye yöneticisini belirlemek için hafta sonu seçim merkezlerindeydi. AGİT’in hazırladığı rapora göre; “siyasi partilerin sorumsuz davranışları ve yüksek oranlı siyasi kutuplaşmaya rağmen, seçimler şeffaf bir ortamda gerçekleşti.”

8 Mayıs yerel seçimleri, Başbakan Sali Berisha’ya verilen desteği sınamak için bir fırsat olmasının yanında, yirmi yıllık demokrasi geçmişi olan Arnavutluk’un, Avrupa Birliği’ne ne kadar hazır olduğunu ölçmek adına da önemli bir test niteliği taşıyordu. Bu sebeple, başta Amerika olmak üzere, birçok batılı ülke ve Avrupa Parlamentosu’na bağlı uluslararası kuruluş temsilcilerinden oluşan bin iki yüz gözlemci Arnavutluk yerel seçimlerini takip etti.

Bu kadar yoğun ilgi gösterilen yerel seçimleri en yakından takip eden ülke hiç kuşkusuz Amerika idi. Başkentteki ABD Büyükelçiliği, daha önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de, ülke siyasetinin, fiili onay ve sevk merkezi oldu. Aslına bakılırsa, ABD Tiran Büyükelçisi Alexander Arvizu’nun konumuna bakılırsa, kendisini, “sömürge valisi” olarak gördüğü bile düşünülebilir. Seçimlere yardım olarak yaklaşık 360 bin dolar tahsis edileceğini duyurması, ülkedeki siyasal partilere ve kamu görevlilerine yönelik sevk edici basın açıklamaları yapması, her daim devam eden siyasetçi ziyaretleri bu durumun en önemli işaretleridir.

Arnavutluk’taki 8 Mayıs yerel seçimleri, iki büyük koalisyonun yarışına sahne oldu. Başbakan Sali Berisha’nın liderliğindeki Demokratik Parti, kendisine eşlik eden yirmi iki partiyle, “Vatandaş İttifakı” isimli iktidar yanlısı koalisyonda yer aldı. Tiran Belediye Başkanı Edi Kristaq Rama’nın liderliğindeki Sosyalist Parti ise, yirmi üç partiyle, “Gelecek İttifakı” isimli muhalif koalisyon etrafında birleşti.

Yaklaşık bir aylık seçim kampanyası sürecine, Başbakan Sali Berisha liderliğindeki Demokrat Parti ve Edi Rama liderliğindeki Sosyalist Parti arasındaki, suçlamalar ve şiddet olayları damgasını vurdu. Ülkenin iki önemli figürü Sali Berişa ve Edi Rama, özellikle kampanya sürecinin son on beş günü, düzenledikleri büyük mitinglerde vatandaşlardan oy isterken karşılıklı ağır suçlamalarda bulundular. Televizyonlar karşılıklı bilgi, belge ve görüntülerden geçilmez oldu. Her iki partinin taraftarları arasında da, sık sık kavgalar yaşandı.

Başbakan Sali Berisha’nın seçim kampanyası, "tüm projelerin, merkezi hükümetin desteğiyle, yerel seviyede gerçekleştirileceği” vaadi üzerine inşa edilmişti. Edi Rama ise, “yirmi yıldan uzun süredir siyaset arenasının demirbaşı haline gelmiş olan Başbakan Sali Berisha'nın hükümetini koltuğundan indirmek için bir şans” olarak nitelendirdiği 8 Mayıs seçimleri için oluşturdukları koalisyonun ideolojiye dayanmadığını, hem sağ hem de sol kesimdeki Arnavutları bir çatı altında topladığını söyleyerek seçmenden oy istedi.

Yerel seçim yarışında en büyük mücadele; dördüncü kez göreve gelmek isteyen Sosyalist Parti lideri Edi Rama ile Demokrat Parti’nin, içişleri bakanlığı yapmış, adayı Lulzim Basha arasında başken Tiran’da yaşandı. Seçim kampanyasını, suçlamalardan ziyade, Tiran ve Tiran halkının sorunları üzerine kurgulayan Basha, bu özelliğiyle, halkın beğenisini kazanmayı başardı. Rama ise, iddia ettiğinin aksine kendisi siyasi bir dil geliştirerek, “Salih Berişa, genel seçimlerde oyları çaldı. Oy çalanlara oy kullanmayın” söylemini benimsedi. Tiran’ın gelişmesi yolunda büyük gelişmelere imza attığını ve yarım kalan projeler için kendisine oy verilmesini istedi. Ancak Basha’nın oldukça sivil bir kampanya yürütmesi, Rama’nın tüm hesaplarını al üst etti.

8 Mayıs günü, oy verme işleminin bitiminden sonra açılan ilk sandıklardan elde edilen sonuçlar; Elbasan, Korca, Vlora ve Cirokastra muhalefetin önde olduğunu gösteriyordu. Ancak sonucu en çok merak edilen şehir elbette başken Tiran idi. Tiran'daki belediye başkanlığı yarışından gelen ilk sonuçlar; Edi Rama’nın, rakibi Lulzim Basha karşısında bin oyluk bir farkla önde olduğunu gösteriyordu. Her ne kadar Edi Rama, açılan sandıklardan gelen sonuçların ardından, “Tiran'daki zafer açıktır” dese de netice aynı şekilde olmadı. 485 oy sandığının 405'i açıldığında; ana muhalefet Sosyalist Parti Genel Başkanı Edi Rama, 104 bin 833 oy, iktidardaki Demokratik Parti adayı Lulzim Basha ise 104 bin 168 oy almış görünüyordu.

Açılan sandık sayısı arttıkça, her iki aday arasındaki fark da kapanmaya başladı. Oyların sayım işlemi tamamlandığında Rama’nın 10 oy farkıyla rakibi Lulzim Basha’nın önünde olduğu açıklanmıştı. Ancak, bazı oy pusulalarının düzgün kullanılmış olmasına rağmen, yanlış kutulara atıldığı gerekçesiyle, geçersiz sayılan oylar için yapılan itirazlar neticesinde yeniden sayım yapıldı.

Merkez Seçim Komisyonu’nun, yeniden sayım işleminin neticelenmesinin ardından, 23 Mayıs günü yaptığı açıklama, ilk neticelerin aksini işaret ediyordu. MSK’nın açıklamasına göre: Vatandaş İttifakı’nın Demokrat Parti'li adayı Lulzim Başa, 124 bin 786 ve Gelecek İttifakı’nın Sosyalist Parti’li adayı Edi Rama, 124 bin 705 oy aldı. Böylece Lulzim Başa, sadece 81 oy farkla, Edi Rama’nın üç dönemlik belediye başkanlığını sonlandırmış oldu. Tiran’daki bu şaşırtıcı neticenin aksine diğer şehirlerde pek değişen bir şey olmadı. Vatandaş İttifakı’nın adayları, İşkodra, Kukes ve Lezhe’de seçimi önde tamamladı. Buna karşılık, Berat, Elbasan, Durres, Vlore ve Korçe’de Gelecek İttifakı adayları belediye başkanı seçildiler. Ülke genelindeki oy dağılımına bakıldığında; oyların, yüzde 52,3’ünü Vatandaş İttifakı ve yüzde 42,7’sini Gelecek İttifakı aldı. Geri kalan yüzde 5’lik dilim ise diğer adaylar arasında dağıldı.

MSK'nın, 8 Mayıs'ta yanlış sandıklara atılan oyları geçerli sayma kararına karşı, muhalefetin bu oyların geçersiz sayılması yönündeki ısrarını sürdürüyor. Haziran 2009’daki genel seçimlerden beri, ülkede çeşitli protesto eylemleri gerçekleştiren Sosyalist Parti destekçileri, bu sefer de, “demokrasiye saygı” talebiyle her gün MSK bürolarının önünde protesto eylemleri düzenliyor. Arnavutluk muhalefetine mensup sosyalist milletvekillerinin, genel seçimlerde olduğu gibi, bu yerel seçim sonuçlarına itiraz etmiş olmaları meşhur bir atasözünü zikretmemizi zorunlu kılıyor: “Yenilen pehlivan güreşe doymaz.”

Ayhan Demir

Dünyaya YENİ SÖZ / 27 MAYIS 2011

ademir@dunyayayenisoz.com

  

Yorumlar