Duyuru

Sırbistan’ın AB bileti: Ratko Mladic

  /   2909   /   28 Ağustos 2014, Perşembe

 Yazdır

  

Bosnalı Sırpların "kasap" lakaplı komutanı Ratko Mladic, Srebrenica'da soykırıma girişmeden kısa süre önce şunları söylüyordu: "İşte 11 Temmuz 1995'de Srebrenitsa'dayız. Diğerlerinden daha büyük bir günün arifesindeyiz. Bu şehri Sırp halkına hediye ediyoruz. Ve nihayet, isyanların ardından, bu bölgede Türklerden intikam alma zamanı geldi." Mladic, o gün kamera karşısında söylediklerini harfi harfine yaptı. Srebrenica'da, on bin civarında Müslüman Boşnak'ın katledilmesi emrini verdi.

Ratko Mladic, 1992-95 yılları arasında, tam 44 ay süren ve on binden fazla sivilin ölümüne sebep olan Saraybosna kuşatmasını da idare etmişti. Mladic, saldırıların 55. gününde, önce Albay Kovaçeviç’e, “155 mm’lik silahlarla Başçarşı’ya ve kuzeyindeki Gazi Husrev Beg Camisine kadar ateş edin. Öldürebildiğiniz her şeyi öldürün”, ardından Albay Velyko Stoyanoviç’e, “Hresa’dan Velesica’ya ateş açın. Orada Sırplar azdır” emrini vermişti.

Ne var ki Ratko Mladic, kameralar karşısındaki bu cüretkâr ve alçak üslubunu uzun süre devam ettiremedi. Savaşın bitmesiyle birlikte kayıplara karıştı. Mladic, Sırbistan’ın ve ABD’nin ödül vaadine ve gelişmiş teknolojiyle yürütülen araştırmalara rağmen, on altı yıl yakalanamadı. En azından bizi buna inandırmak istediler. Ancak bu yalanlara inanmamamız için o kadar çok gerekçe vardı ki...

Hatırlayacaksınız, Bosna-Hersek'teki katliamların bir diğer sorumlusu Radovan Karadzic, sadece saç ve sakalını uzatarak, 13 yıl boyunca Sırbistan'da yaşamaya devam etmişti. Ancak AB Komiseri Olli Rehn, Karadzic ve Mladic teslim edilmeden, Sırbistan’la anlaşma imzalanmayacağını açıklayınca Sırbistan yönetimi harekete geçti. Karadzic, 18 Temmuz 2008’de, Belgrad’da bir belediye otobüsünde yakalandı ve mahkemeye teslim edildi.

Ratko Mladic'in durumu da, Karadzic'ten pek farklı değil. Mladic, hiçbir zaman bilinmeyen bir yerde olmadı. O da, Karadzic gibi, pazarlık vesilesi olarak kullanıldı. Mladic'in neden bugüne kadar yakalanmadığı, eski koruması Branislav Puhalo'nun, Belgrad'daki mahkemeye verdiği şu ifadelerde saklıdır: “"Resmi plakalı araçlarla dolaşıyorduk. Mladic, 2001 sonuna kadar, Belgrad'da özgürce dolaşabiliyordu. Futbol maçlarını izleyip, restoranlara gidiyor, emniyet müdürlüğünü ziyaret ediyordu. Mladic, 2002 yılına kadar 50 kişilik bir koruma ekibiyle dolaşıyordu ve Cumhurbaşkanı Boris Tadic'in bundan haberdardı.”

Ratko Mladic, Slobodan Milosevic'in cenaze törenine de katılmış. 2002 yılında, Savaş Suçları Mahkemesi Savcısı Carla Del Ponte'nin bulunduğu büyükelçilik binasının karşısındaki lokantaya giderek, savcıyı uzaktan izleme cüretini bile göstermiş. Mladic, 2003'e kadar, yakalanma endişesi olmadan Sırbistan'da dolaşmış. Bunu çok iyi bilen Sırp lider Zoran Djindjic, 2003 yılında, Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'ne Mladic'i yakalama sözü vermişti. Ancak Djindjic, bu sözü verdikten birkaç gün sonra öldürüldü.

Mladic'in, elini kolunu sallayarak Sırbistan'da dolaştığı, Saraybosna’nın FTV kanalının, Haziran 2009’da, yayınladığı görüntülerden de anlaşılmaktaydı. Mladic’in oğlu tarafından kayda alındığı tahmin edilen görüntülerde; eşi ve geliniyle birlikte katıldığı bir düğünde şarkı söyleyip, halay çekiyordu.

Bosna-Hersek Uluslararası Toplum Yüksek Temsilciliği Birinci Yardımcısı olan ABD'li diplomat Raffi Gregorian'ın, 2007 yılında, Bosna-Hersek ulusal televizyonunda yaptığı konuşma, onun, hayatta olduğunun açık bir kanıtıydı: "Onlar Sırbistan'dalar. Sırbistan Başbakanı Vojislav Kostunica yakalanmaları meselesini bir telefonla çözebilir."

Nitekim her şey Gregorian'ın söylediği gibi oldu. AB’den istediğini alan Sırbistan için Mladic’i teslim etme konusunda hiçbir engel kalmadı. AB fonlarıyla Zrenjanin'de yapılan inşaatlarda çalışan Mladic, 26 Mayıs 2011 günü,  Belgrad'ın 100 km kuzeyindeki Lazarevo köyünde yakalandı.

Mladic’in yıllar sonra yakalanması, aslında, sahnelenen oyunun bir başka perdesine geçildiğini gösteriyor. Mladic’in yakalanmasından tek karlı çıkarılmak istenen, yıllarca savaş suçlularını saklayan, Sırbistan’dır. Sırbistan’ın, işlediği savaş suçlarının üzeri örtülüp, yüceltilmesine şimdiden başlandı. Ancak Mladic’in yakalandığı köy halkının, onu kahraman kabul ederek, köye ismini vermek istemeleri ve Belgrad’da kendisine destek gösterileri yapılması, aslında kanla kurdukları düzenin halen işlediğinin açık bir göstergesidir.

Bu işten tek zararlı çıkacak olan ise, acılı Bosna halkı olacaktır. Duruşmalar yıllarca devam edecek. Bu esnada, Karadzic ve Mladic, tüm dünyayla dalga geçecekler. Karadzic’in avukatı vasıtasıyla kamuoyuna duyurduğu “Mladic’in yakalanmasından üzüntü duyuyorum. Birlikte adaletin tesis edilmesi için çalışacağız” sözleri bunun en somut göstergesidir.

Tüm bunlar yaşanırken, Boşnakların, yaşanan şarlatanlığı uzaktan seyretmekten başka şansı olmayacak. Srebrenica Anneleri, her duruşmada yeniden kahrolacaklar. Vahşi Batı, tüm Çentik ve Ustaşaları tutuklasa dahi, bir Srebrenica’lı annenin evladını geri getiremez. Sırp kasapları Karadzic ve Mladic için tek adalet, “Hunting Party” filminde olduğu gibi, Başçarşı’nın orta yerine bırakılmalarıdır.

Ayhan Demir
Dünyaya YENİ SÖZ
ademir@dunyayayenisoz.com

  

Yorumlar