Duyuru

Boşnak Akademisi

  /   4962   /   28 Ağustos 2014, Perşembe

 Yazdır

  

Geçtiğimiz günlerde, Sancak`tan güzel bir haber geldi. Novi Pazar`da, Boşnak nüfusun yaşadığı yerleri ilgi alanı olarak belirleyen, Boşnak İlim ve Sanat Akademisi kurulmuş.

Boşnak Akademisi’nin, biri Novi Pazar’da ve bir diğeri Saraybosna’da olmak üzere iki merkezi bulunacak. Akademi için iki merkez tercihi, Drina’nın ayırdığı Boşnakların, tek millet olduğunu vurgulamak adına sembolik bir öneme sahip.

Akademinin, şimdilik sadece etnoloji yani kimlik, dil, sanat ve coğrafya, tarih, ekonomi ve kültürel-beşeri ilimler başlıkları altında çalışması hedefleniyor.

Boşnak Bilim ve Sanat Akademisi Başkanlığı, Rusya, ABD ve Malezya’daki pek çok üniversitenin felsefe bölümünde öğretim görevlisi olarak görev yapan Üsküp Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferid Muhiç’e emanet edildi.

Akademi Senato Başkanlığı’nı Bosna-Hersek’in Reis-ül Uleması Dr. Mustafa Ceriç ve Genel Sekreterlik görevini Bosna-Hersek İslam Birliği Sırbistan Meşihatı Başkanı ve Sancak Başmüftüsü Muamer ef. Zukorliç yürütecek.

Senato Başkanlığı ve Genel Sekreterlik gibi iki önemli makamın iki önemli din görevlisine verilmesi, Boşnakları bir arada tutan en önemli bağ olan İslam’a verilen önemin bir ifadesi. Bu tercih, özellikle 2006’dan beri, Bosna-Hersek İslami Birliği Sancak Meşihatı ve Bosna-Hersek Reis-ul Ulemalığı arasındaki bağı koparmaya yönelik planlara verilmiş en güzel cevap niteliğine de sahip.

Yirmi bir kişiden oluşan Boşnak Bilim ve Sanat Akademisi kurucuları, büyük kısmı akademik çalışmalara devam eden Boşnak ilim ve sanat dünyasının önemli isimlerinden oluşuyor. Aralarında, Türk halkı tarafından tanınan isimler de bulunuyor.

Bosna Savaşında üniformasını giyerek cepheye koşan, çağdaş Bosna-Hersek edebiyatının en önemli kalemlerinden Necad İbrişimoviç, bu isimlerin en başında yer alıyor.

Demokratik Eylem Partisi SDA’nın kırk kişilik kurucularından, yazar Prof. Dr. Cemaludin Latiç, felsefe yazarı ve teorisyen Prof.Dr. Muhamed Filipovic ve Sarayevo Üniversitesi Soykırım Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İsmail Çekiç, akademinin diğer kurucu üyeleri.

Rahmetli Aliya İzzetbegoviç’in yakın çalışma arkadaşlarından, Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı Konsey Yardımcısı ve Vekili olarak görev yapan Prof. Dr. Eyup Ganiç ismi de mutlaka zikredilmeli.

Akademinin diğer kurucuları da sahalarında uzman akademisyenler: Dil uzmanı Prof. Dr. Cevad Yahic, tarihçi ve kültürel antropolog Prof. Dr. Cenana Buturovic, SDA kurucu üyesi Prof.Dr. Lamiya Haciosmanovic, Prof. Dr. İbrahim Paşiç, Prof. Dr. Ömer Nakiçeviç, Yazar Aliya Cogoviç, Prof. Dr. Şerbo Rastoder, Prof. Dr. Hasniya Muratagiç, Prof. Dr. Ömer İbrahimagiç, Prof. Dr. Ervin Sinanoviç, ressam Mehmed Sletoviç, ressam Muradin Dino Trtovac ve ekonomist Haris Hromiç.

Bosna-Hersek Reis-ul Uleması Mustafa Ceriç’in ”Bugüne kadar bize kim olduğumuzu hep başkaları söyledi, bizim esasen Sırp ya da Hırvat olduğumuzu kabul etmemizi istediler. Artık kim olduğumuzu biz söyleyeceğiz” sözleri akademinin kuruluş amacı ve hedefleri adına önemli ipuçları barındırıyor.

Bugüne kadar, savaş, sürgün, asimilasyon ve göç gibi kendi istekleri dışında meydana gelen sorunlarla uğraşmak zorunda bırakılan Boşnakların, bilim ve sanat sahasında çalışmalar yapacak bir akademinin kuruluşunu gerçekleştirmeleri oldukça önemli bir adım.

Prof. Dr. Ferid Muhiç’in “Böylesi kurumlarımız, okullarımız ve üniversitelerimiz olmadığı için atalarımız okula gitmeyerek cahil kalmak ya da Sırp okuluna giderek kendi kimliğini unutup o eğitim sisteminde Sırplaşmayı seçmek zorundaydılar” sözleri bu akademiye duyulan ihtiyacın açık bir göstergesi.

Yeryüzündeki tüm Sırplara açık olmasına karşın, Sırbistan vatandaşı Boşnak, Arnavut ya da Türklere oldukça mesafeli, hatta düşmanca bir fikri duruş sergileyen Sırp Akademisi’nin, yıllar boyunca Balkanlar’daki tüm savaş ve soykırım projelerinin tasarı merkezi olduğu düşünülecek olursa, sanırım Boşnak İlim ve Sanat Akademisi’nin varlığı daha anlamlı hale gelecektir.

Yirmi birinci yüzyılın en büyük savaş suçluları Slobodan Miloşeviç, Radovan Karaciç, Ratko Mladiç ve aynı zamanda Boris Tadiç, Nikoliç ve Şeşelj gibi Sırbistan siyasetinin önemli isimleri de Sırp Akademisi’nde yetişmişlerdi.

Umarız, bu akademi, Rahmetli Aliya İzzetbegoviç’in, “Berlin Kongresi’nden sonra Drina Nehri’nin diğer yakasında bırakılan, halkımızın daha az şanslı kısmı” diye tanımladığı Sancak ve Bosna-Hersek başta olmak üzere, dünyanın her bir yanına dağılmış Boşnakların milletleşmesine katkı sağlar. Ve Boşnaklar, uğradıkları haksızlıklar, kan ve gözyaşı yerine, bilim, sanat ve edebiyatlarıyla dünya gündeminde yer alırlar.

Sözlerimizi Prof. Dr. Muhammed Filipoviç’in umut dolu şu sözleriyle noktalayalım: “Başınızı kaldırın çünkü kocaman bir kurum bu topraklarda doğuyor, gurur duyun. Biz Bosna’da kaybettik ama bundan sonra Sancak bizim güç merkezimiz olacak. Özgürlük uyanışı Sancak’tan Bosna’ya gelecek.”

Dünyaya Yeni Söz Gazetesi

  

Yorumlar