Duyuru

Hırvat horozu öttü: Kukuriku…

  /   4674   /   28 Ağustos 2014, Perşembe

 Yazdır

  

Eski Yugoslavya'dan 1991 yılında ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Hırvatistan halkı, 151 üyeli ülke parlamentosunun yeni temsilcilerini belirlemek üzere, 4 Aralık’ta sandık başına gitti.

Eski Başbakan ve HDZ Genel Başkanı Yadranka Kosor’ın sandığa gitme kararını açıklamasından dört ay sonra gerçekleştirilen bu seçimler, ülke siyasetinde önemli değişimlere yol açtı.

Seçim sürecinde öne çıkan iki siyasi oluşumdan biri Hırvat Demokratik Birliği-HDZ ve diğeri Kukuriku koalisyonu idi.

Hırvatistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Franyo Tucman tarafından 1989 yılında kurulan Hırvat Demokratik Birliği-HDZ, 1990'da yapılan ilk çok partili seçimlerden itibaren on yıl boyunca iktidarda kaldı. Tucman’ın ardından, Vladimir Şeks, İvo Sanader ve Yadranka Kosor’ın yönettiği HDZ, 4 Aralık seçimlerine kadar, Hırvatistan'ın yirmi yıllık bağımsızlık sürecinin on altı yılında iktidardaydı.

Son sekiz yıldır iktidar koltuğunda oturan HDZ, özellikle diaspora oylarını almak adına, seçim kampanyasını vatanseverlik ve milliyetçilik üzerine inşa etti. Ayrıca, yolsuzlukla mücadele, hukuk düzenine saygı ve AB üyeliği için halktan yeni bir dört yıl yetkisi istedi.

Ne var ki, yolsuzlukla mücadele adına halktan yetki isteyen HDZ’nin adı yolsuzluklarla anılıyor. 2003-2009 yılları arasında Başbakanlık ve HDZ Genel Başkanlığı yapan İvo Sanader, Dışişleri Bakan Yardımcısı olduğu 1990'lı yıllarda Avusturyalı Hypo Bank ile yapılan anlaşmalardan komisyon almak, ulusal gaz ve petrol şirketi INA'nın yönetim haklarının Macaristan'ın MOL şirketine devredilmesi için 10 milyon Euro almak, yetkisini kötüye kullanmak ve yolsuzluk yapmak iddiasıyla yargılanıyor.

HDZ ile ilgili yolsuzluk iddialarının dahası da var. HDZ’nin, 2003-2007 yılları arasındaki seçim kampanyası harcamalarının yaklaşık 4 milyon Euro’luk kısmının, “örtülü ödenekten” karşıladığı iddiasıyla, 27 Ekim'de parti hesaplarında inceleme başlatıldı.

Parti yöneticileri kabul etmeseler de, tüm bu yolsuzluk iddiaları sebebiyle, HDZ’nin iktidarı kaybetmesine kesin gözüyle bakılıyordu. Asıl cevabı merak edilen, “HDZ, güçlü bir muhalefet mi, yoksa destekçilerinin de kaderine terk ettiği bir gemi mi olacak” sorusuydu.

Seçim sürecinin öne çıkan bir diğer siyasi hareketi olan Kukuriku koalisyonu ise, Sosyal Demokrat Parti-SDP, Hırvat Halk Partisi-HNS, Istriya Demokratik Meclisi-IDS ve Hırvat Emekliler Partisi-HSU’nun bir araya gelmesinden müteşekkil merkez sol koalisyondu.

HDZ’nin ulusal kimliği öne çıkaran milliyetçi seçim söylemlerine karşılık, Kukuriku koalisyonu, gerginlik ve çekişmeyi önlemeye çalışan bir üslup takınmayı tercih etti. Sol koalisyonun seçim vaadi yine koalisyonun isminde saklıydı: Kukuriku…

Kukuriku, Balkanlarda konuşulan birçok dil gibi Hırvatçada da, horoz sesi anlamına geliyor. Sol koalisyonun bu ismi tercih etmesi, ülkenin “uyuyan potansiyellerini uyandırma” iddiasını sembolize ediyor.

Seçim gününe kadar tüm partilerin vaatlerini halka anlattılar. Seçim günü geldiğinde ise, söz sırası Hırvat halkındaydı. Oy verme işlemi tamamlanıp, sandıklar açıldığında Kukuriku koalisyonunun, ezici bir üstünlükle seçimlerin galibi olduğu anlaşıldı. Kukuriku koalisyonu, 80 sandalye kazandı. Buna karşılık HDZ, büyük bir seçim yenilgisi yaşadı. HDZ, parlamentoya sadece 47 temsilci gönderebildi.

Hırvatistan Parlamentosu’nda temsil hakkı elde eden diğer partilerden; Hırvatistan’ın Slavoniya ve Baranja Koalisyonu-HDSSB ve Hırvat Laburist İşçi Partisi ise altışar sandalye elde etti. Ayrıca, İvan Grubisic Bağımsızlar Listesi iki, Hırvat Köylü Partisi-HSS bir, Hırvat Haklar Partisi-HSP ile HÇSP koalisyonu bir, Sırp parti SDSS üç ve diğer azınlıklar beş sandalye kazandı.

Oyların ülke genelindeki dağılımına bakıldığında, HDZ’nin, küçük kent merkezleri, kırsal kesim ve diasporadan oy aldığı anlaşılıyor. Buna karşılık Kukuriku koalisyonu, daha ziyade büyük şehirlerde yaşayan Hırvatların tercihi oldu.

Hırvatistan Parlamentosu’nda çoğunluğu elde etmek için 76 sandalye yeterli olduğundan, Kukuriku koalisyonu tek başına hükümeti kurma hakkı elde etmiş oldu. Hırvatistan’ın yeni Başbakanı, büyük bir ihtimalle, Kukuriku koalisyonu lideri ve SDP Genel Başkanı Zoran Milanoviç olacak. Ancak SDP liderliğindeki koalisyon, Hırvatistan tarihinin en zorlu dönemlerinden birinde ülkeyi yönetecek.

Yolsuzluk, yüksek işsizlik oranı, ekonomik kriz, bölge ülkeleriyle ekonomik ve siyasal ilişkilerin geliştirilmesi gibi birçok meselenin kendisini beklediği Milanoviç’in sorumluluğu oldukça büyük. Tıpkı, tüm bu sorunlardan bunalan Hırvat halkının, beklentileri gibi…

Seçim sonuçlarının belli olmasının ardından yaptığı ilk konuşmasında, “Sorumluluğumuz büyük. Vatandaşlarımızı hayal kırıklığına uğratmayacağız. Bölge halklarıyla ortaklık ve dostluk ilişkileri kuracağız” diyen Milanoviç, bu sözlerinin arkasında durabilecek mi? Bugüne kadar sadece eski Başbakan İvica Racan'ın genel başkan olduğu 2000 yılında iktidara gelebilen SDP, bu fırsatı iyi değerlendirebilecek mi? Yoksa Hırvatların umutları bir kez daha boşa mı çıkacak? Bu soruların cevabını ilerleyen günlerde öğreneceğiz. Bugün itibariyle söylenebilecek tek şey, “Hırvatlar, horozu öttürdü: Kukuriku!..”

Yeni Akit Gazetesi 13 Aralık 2011

  

Yorumlar