Duyuru

Yunanistan’ın cami inadı

  /   3740   /   28 Ağustos 2014, Perşembe

 Yazdır

  


Ayhan Demir – Yeni Akit

ayhan_demir@hotmail.com

Avrupa'nın ibadete açık camisi bulunmayan tek başkenti olan Atina, bu utanç verici unvanı korumak için elinden gelen tüm gayreti sarf ediyor. İstanbul’da, özgürce ayin yapılan seksen civarında kiliseye karşılık, 1981’den beri Avrupa Birliği üyesi olan Atina’da, ibadete açık tek bir cami bulunmuyor.

Yunanistan’ın başkenti Atina’da, çoğu Afgan, Iraklı ve Pakistanlı olmak üzere iki yüz bin civarında Müslüman yaşıyor. Bu Müslümanlar, ibadetlerini apartman dairelerinde, bodrum katlarında, garajlarda ya da depolarda yerine getiriyorlar. Bayram namazlarını ise, meydanlarda ya da spor salonlarında kılıyorlar. Ayrıca Atinalı Müslümanlar, cenazelerini Batı Trakya'ya ya da büyük paralar harcayarak soydaşlarının yaşadığı ülkelere gönderiyorlar.

Yunanistan’da, ikisi Atina’da olmak üzere, kırktan fazla Osmanlı camii bulunuyor. Ancak bu camilerin tamamı, şu veya bu sebeple, ibadete kapalı tutuluyor. Atina'daki camilerden biri (Mustafa Ağa Camii), seramik müzesi ve diğeri (Fatih Sultan Mehmet Han ya da Fethiye Camii) antik eser deposu olarak kullanılıyor.

Yunanlılar, anayasalarındaki dinler arası hoşgörü ilkesine ve uluslararası anlaşmalara rağmen, yeni cami yapımını da tam 79 yıldır sürüncemede tutuyorlar. Yıllardır çözümsüz bırakılan bu meselenin sorunlar hanesinde, bazen kilise ve ırkçı çevrelerin tepkileri, bazen de yer seçimi ve siyasi irade eksikliği yer alıyor.

Atina'ya cami yapılmasına ilişkin ilk yasa tasarısı, 1939 yılında hazırlanmıştı. İkinci yasa tasarısı, 2004 Atina Olimpiyat Oyunları öncesinde, PASOK Hükümeti tarafından 2000 yılında kabul edilmişti. Fakat Müslümanlar, bir türlü camilerine kavuşamadılar.

Atina'ya cami yapılmasına ilişkin üçüncü karar, Temmuz 2006’da dönemin Yeni Demokrasi Hükümeti, tarafından alınmıştı. Kilisenin de onay verdiği bu karara göre, Votanikos bölgesine yapılacak olan caminin, 2009 yılı sonunda bitirilmesi planlanıyordu. Şehir merkezine yakın ve ulaşımın kolay olduğu Votanikos bölgesindeki cami arazisi için 2006 yılında 56 dönüm arazi tahsis edilmişti. Tahsis edilen arazi ikinci toplantıda 42'ye, üçüncü toplantıda 25'e ve en sonunda 17 dönüme indirildi.

Yunanistan Parlamentosu, 7 Eylül 2011 günü oy çokluğuyla, Atina'ya cami yapılması için dördüncü bir kararı onayladı. Fakat yapılacak caminin minaresine onay verilmedi. Kabul edilen yasa, Atina’nın Votanikos bölgesindeki Eleona semtinde Yunan Deniz Kuvvetleri’nin mülkiyetindeki eski bir yapının camiye dönüştürülmesi öngörüyor olsa da, Müslümanların ısrarla istedikleri kültür merkezinden hiç bahsetmiyor. Ayrıca Müslümanlar, beş yüzü bile yetersiz bulurken, çıkan kanun üç yüz elli kişilik bir camiyi öngörüyor.

Cami projesinin mevcut halinden pek memnun olmayan Yunanistanlı Müslümanlar, aslında, bir camiye kavuşabileceklerinden emin değiller. Çünkü cami inşattı çalışmaları önce hükümetin aşırı sağcı ortağı Ortodoks Halk Partisi-LAOS’a mensup Altyapı Bakanı Makis Voridis tarafından durduruldu. Ardından Pire Metropoliti Serafim, camiye onay veren yasanın iptali için Danıştay’a başvurdu.

Pire Metropoliti Serafim, cami inşaatına onay veren yasayı “Hıristiyan şehitlerin anısına karşı oluşturulan bir küfürname” olarak nitelendiriyor. Serafim’e göre, Yunan Parlamentosu, “Hıristiyan şehitlerine bir şükran borcu olarak, Atina’da İslam mabedi inşa edilmesine onay veren yasayı hiçbir zaman onaylamamalı.”

Aslında bu Pire Mitropoliti’nin ilk tahammülsüzlüğü değil. Serafim, 2010 yılında Müslümanların, Bayram Namazı’nı kamuya açık alanda kılmalarını sert bir dille eleştirmiş ve Kocia Meydanı’nda ibadete izin verilmesini “sorumsuzluk” olarak nitelendirmişti.

Atina ile Pire kentlerini içine alan Atika bölgesinde yaşayan yaklaşık 700 bin Müslüman’ın ibadet etmesini sağlayacak cami inşaatının sürekli engellemelere maruz kalması oldukça üzüntü verici. Birlikte, huzurlu bir şekilde yaşayabilmenin ilk şartı inançlara saygı iken, özellikle bir din adamının İslam karşıtı beyan ve girişimlerde bulunması, oldukça düşündürücü.

Mevcut şartlar altında Yunanistan Danıştay’ının verebileceği tek doğru karar Serafim’in başvurusunu reddetmektir.  Aksi yöndeki her karar, LAOS’lu Kalkınma ve Denizcilik Bakan Yardımcısı Adonis Georgiadis’in söylediği, “Biz hükümette oldukça Atina’ya camii inşası olamaz” cümlesini doğrulayacaktır. Her fırsatta demokrasinin beşiği olmakla övünen Yunanistan’ın bu yasakçı tavrını devam ettirip ettirmeyeceğini ilerleyen günlerde hep birlikte göreceğiz.

YENİ AKİT GAZETESİ 03.01.2012

  

Yorumlar