Duyuru

Krom madeninde bir ölüm daha

Arnavutluk Haberleri

  /   272   /   02 Şubat 2014, Pazar

 Yazdır

  

 


Arnavut blogcular devam eden güvenlik sorununu yansıtıyorlar.

Southeast European Times için Tiran'dan Klocan Seferay'ın haberi – 06/06/08

photo

Bulkiza'daki maden çok sayıda ölümlü kazaya sahne oldu. [AFP]

Arnavutluk'un Bulkiza'daki ferrokrom madeni aldığı bir sürü can yüzünden acı bir lakaba sahip oldu: insanlar artık ona "ölüm madeni" diyorlar. Mayıs ayında, 24 yaşındaki Novruz Coka madende hayatını kaybeden dokuzuncu kişi oldu.

Daha önce, Şubat ayında, 53 yaşındaki Niyazi Aliu da göçük altında kalarak can vermişti.

Her yeni olaydan sonra, hükümetten ve madeni işleten taşeronlardan güvenlik şartlarını iyileştirme sözleri geldi. Olaylar yine de devam etti. briskut sitesinde yazan Blendi trajediyi değerlendirdi.

"Ölüm madeninde bir kişi daha öldü." diyen Blendi şöyle devam ediyor: "Bulkizalı bir madencinin yaşamının değeri krom olarak ağırlığından fazla değilmiş gibi görünüyor."

Blogda yayınlanan bir Albtoday makalesine göre, madenciler sendikası tehlikeli koşulları bildirmek amacıyla iki defa ilgili makamlara başvuruda bulunmuşlar. Ancak yayın organına göre, devletin Arnavutluk madenlerini yerli ve yabancı çeşitli şirketlere imtiyaz olarak satması yüzünden resmi tepki "gerçekten zayıf" gerçekleşmiş.

Perparimi'nin yorumlarıysa şöyle: "Bu insanların yaşadığı trajediyi derin bir üzüntüyle izledim ve hem bu hükümete hem de uyuyan muhalefete sinirleniyoum. Bu yaşamlar o kadar aptal ve günlük bir şekilde kaybediliyor ki, bana Fan Noli'nin bir dizesini hatırlatıyor: o kadar kolay göçüyorlar ki/bi adamın kulağına dokunması kadar.

Bu arada peshkupauje sitesinde yasan Kaso, Arnavutluk'un siyasi liderlerine Gerdek cephanesi patlaması sonrasındaki kurtarma çabalarını yürütme şekillerinden ötürü çıkışıyor. Ekipler evleri yeniden inşa ederken, mülteciler bir geçici konuttan diğerine taşınıyorlar.

"İlk defa olmamak üzere, siyasetçi sınıfımız dünyaya en yüksek değil, daha çok halkın ortalama seviyesinin altında bir etik standartlarına sahip olduğunu gösteriyor," diyen Keso şöyle devam ediyor: "Hukukun üstünlüğünü kurup halkın yararına çalışmak yerine, hukuku umursamadığını gösteriyor."

Yazar, "Onun için halk, yalnızca seçim mitingleri, alkışlar ve oy sandığı için gerekli olan bir takım şekilsiz mahluktan ibaret." diyor.

Bu yazıyı yorumlayan Anonim bir soru soruyor: "Eşsiz özelliklere sahip bu eski ülkenin rahat bir yaşam için koşulları neden oluşturamadığını açıklayabilir misiniz? Neden siyasilerimiz böyle? Bunları hak ettiğimize inanmıyoruz."

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır 

  

Yorumlar