Duyuru

Küresel krizden, Makedonya krizine

  /   3070   /   01 Ocak 2014, Çarşamba

 Yazdır

  

 

 


 

Eski Yugoslavya'dan çatışma olmaksızın ayrılan tek ülke olan Makedonya, bağımsızlığını kazandığı 1991 yılından itibaren sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda hep çok hassas dengeleri gözetmek durumunda kalmış bir ülkedir. Orta ve Doğu Avrupa'yı, Güney ve Güneydoğu Avrupa ile bağlayan önemli ulaşım yollarının kesiştiği bir noktada bulunmasına rağmen, Dünya Bankası'na göre, ülkenin milli gelir seviyesi aşağı-ortadır. Makedonya'nın denize sınırının olmaması ve ekonomisinin dışa açıklığı, bu ülkeyi büyük ölçüde, küresel ekonomik gelişmelere bağımlı hareket etmeye zorluyor. Bu sebeple Makedonya, son on yıl içerisinde dış kaynaklı ekonomik krizlere sıklıkla maruz kaldı.

Makedonya Cumhuriyeti parlamenter demokrasiyi kurma sürecinde ihracat merkezli açık ekonomiye geçişi hedef edindi. Bu süreç içinde, özel mülkiyetin dokunulmazlığı ve dış ticaretin serbestleştirilmesi de ekonominin temel vasfı oldu. Makedonya Hükümeti, artan üretimin temeli olan makro ekonomik istikrarı yakalamak için gerekli koşulları sağlamaya büyük önem veriyor ve ekonominin yeniden yapılandırılması için ihracat artısını temel faktör olarak görüyor.

Ekonomide yaşanan geçiş süreci Makedonya halkının yaşamını her yönüyle etkiledi. Gerçekleştirilen değişiklikler mülkiyet ile sınırlı kalmadı; bunun yanında para sistemi, mali sistem, vergi ve gümrük sistemi ve dış ticaret sisteminde değişiklikler yaşandı. Keza, bu reformlar kamu yönetiminde, yasamada, yargıda, eğitimde, sağlıkta ve çevre korumada da gerçekleşiyor.

Makedonya Cumhuriyeti'nin Avrupa iktisadi entegrasyon sürecinde yer alabilmesi için gereken koşulların yerine getirilmesi de Makedon hükümetinin temel öncelikleri arasında yer alıyor. Bu dönemde, Makedonya çabalarını, özellikle ticaret politikası öncelikli olmak üzere, yasalarını Avrupa Birliği'ninkilerle yakınlaştırma sürecini hızlandırmaya, ekonomisini Avrupa pazarı kaynaklı tehditlere hazırlamaya, OECD ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmeye ve Dünya Ticaret Örgütü üyeliğine yoğunlaştırdı.

Makedonya, komşularıyla olan ekonomik ilişkilerini geliştirebilmek ve serbest ticareti yerleştirebilmek amacıyla, eski Yugoslav Cumhuriyetleri, Bulgaristan, Türkiye ve EFTA ile Serbest Ticaret Anlaşması imzaladı. Makedonya, son olarak Arnavutluk ile bir STA akdetmiş, Bosna-Hersek ile ise parafe etmiştir.

Hizmet sektörü, Makedonya ekonomisinin yüzde 60'ına karşılık geliyor ve özellikle ticaret, taşımacılık ve telekomünikasyon alanlarında yoğunlaşıyor. Makedonya'nın planlı ekonomiden pazar ekonomisine geçiş sürecinde sanayinin ekonomi içerisindeki payı ciddi bir oranda azaldı. 1990'lı yılların başında yüzde 45 iken, 2004 itibariyle yüzde 26'ya geriledi. Sanayide ağırlık demir-çelik, tekstil ve metalürji alanlarındadır. Tarım sektörünün ise GSMİH'deki payı ise yüzde 14 civarındadır.

Son dönemlerde yaşanan siyasi istikrarsızlıklara rağmen Makedonya'nın uygulamaya koyduğu ekonomik reform programında olumlu ilerlemeler kaydedildi. Buna rağmen büyüme oranlarının halen istenen seviyeye ulaşamamış olması ve ekonomiye giren doğrudan yabancı yatırımın yetersiz kalması sebebiyle, Makedonya'da yatırım ortamının iyileştirilmesine ve özel sektörden güç alan bir büyüme eğilimi sağlanmasına ihtiyaç duyduğunu söylemek mümkündür.

Makedonya IMF ilişkisi

1990 yılında Yugoslavya'nın parçalanması nedeniyle ortaya çıkan hiper enflasyondan sonra, Makedonya hükümeti sıkı mali politikalara yöneldi. Makedonya'nın başlıca ekonomik göstergelerine baktığımızda 1990-1995 yılları arasında geçiş ekonomisinin ilk aşamasını ülke ekonomisinin hitap ettiği pazarın kaybedilişi, federal bütçeden mali desteğin kaybedilmesi, Sırbistan'a uygulanan Birleşmiş Milletler ambargosunun etkisi, Yunanistan'ın ülkenin adı nedeniyle Makedonya sınırını kapatarak Selanik limanı ile bağlantısını kesmesi gibi sebeplerle olumsuz koşullarda tamamladı. 1995-1996 yıllarındaki stand-by anlaşmasından sonra, IMF ülkeye üç yıllık programı kapsamında 73,7 milyon dolarlık yardım yapılmasını kararlaştırarak ve kredilerin geri ödenmesi için on yıllık ödeme planı sundu. IMF'nin bu programı yapısal reformlarla birlikte özelleştirme sürecini de kapsıyor. Bunun yanında Makedonya'nın en büyük bankası olan Stopanska Bankası'nın satışı, Avusturya kökenli, önemli bir yatırımcı olan Erste Bank'ın çekilmesi sebebiyle 1998 yılında gerçekleşmedi.

2001 yılındaki güvenlik krizi de ülkedeki ekonomik aktivitelerin daralmasına neden oldu. Bu sebeple 2001 yılı sonunda IMF'nin hedefleri gerçekleşemedi, stand-by anlaşması fesih edildi. 2001 yılındaki güvenlik krizinden sonra yıllık endüstriyel üretimin azalması ve ihracat sözleşmelerinin fesih edilmesiyle Makedon ekonomisi yavaşlama sürecine girdi. Bu yıl içerisinde Reel GSMİH yüzde 4,5 oranında küçüldü.

Makedonya, bir kaç yıl toparlanma ve gelişme süreci yaşanmışsa da, 1998 Ağustos'undaki Rusya krizi, 1999'daki Kosova krizi ve 2001 yılı Şubat ayında ülkedeki etnik gruplar arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle ekonomi sendelemeye başladı. 2001 yılının Ağustos ayında imzalanan Ohri Anlaşması ve ardından 2002 yılındaki genel seçimlerle gelen yeni hükümetle birlikte uluslararası alanda yeniden güven tazeledi. Bunun sonucunda Uluslararası Para Fonu ile de anlaşmaya varılarak ekonomik gelişme için gerekli maddi destek sağlanabilmiştir.

IMF ile yapılan yeni anlaşma devlet harcamalarını kısıtlamaya yönelik olsa da, 2002 yılında seçim nedeniyle harcamalar arttı ve hedeften uzaklaşıldı. Buna rağmen yıl içindeki endüstriyel ürün sayısındaki artış ve ihracat miktarının artması sebebiyle yüzde 0,9 oranında büyüdü. Makedon ekonomisi 2003 yılında da durağan seyre devam ederek, yüzde 2,8 oranında büyüdü.

2004 yılının ilk çeyreğinde Devlet İstatistik Ofisi tarafından yapılan araştırmaya göre yıldan yıla endüstriyel üretim oranı yüzde 26 oranında azaldı. Aynı dönemde ihracat değeri ve ülke içindeki elektrik tüketiminde de artış gözlendi. Bu nedenle İstatistik Ofisi'nin yaptığı araştırmalar hükümet ve medya tarafından dikkatle takip edildi.  Nisan ve Mayıs ayları içerisinde açıklan üretimdeki yüksek düşüşlere bağlı olarak, hükümet tarafından üretimi destekleyecek adımlar atılmaya başlandı. Bu adımların sonunda Devlet İstatistik ofisinin öngördüğü yüzde 1'lik küçülme oranının aksine yılsonunda ekonomide yüzde 4,1'lik bir büyüme kaydedildi. 2 Ağustos 2004 tarihinde IMF ile imzaladığı anlaşma ile 30,5 milyon dolar değerinde 14 aylık stand-by anlaşması tamamlandı. Ancak ülkede yaşanan hükümet değişikliği, IMF ve Dünya Bankası ile imzalanacak anlaşmaları geciktirdi.

Makedonya'nın Eylül 2005'te IMF ile yaptığı anlaşma ise 75,8 milyon dolarlık yardımı kapsıyordu. IMF yetkilileri bu anlaşma çatısı altında 10,5 milyon doları peşin olarak vermiş ve geçmiş dönemlerde olduğu gibi anlaşmazlıkları engellemek amacıyla bazı önlemleri uygulamaya koydu. Dinar'ın, Euro karşısında kuvvetlenişi ile makro ekonomik istikrar ve düşük enflasyon hedeflerine büyük ölçüde ulaşıldı. 2005 yılında yüzde 4,0 oranında büyüyen Makedon ekonomisi, 2006 yılında da yüzde 4 oranında büyüdü. 2007 yılında ülke ekonomisi yüzde 5,9 büyüdü, enflasyon oranı düşük oranlarda seyretti, işsizlik azaldı ve Yabancı Doğrudan Yatırımlar,  bir önceki yıla kıyasla yüzde 47'lik bir artışla, 506 milyon Euro düzeyine ulaştı. 2008'in ilk yarısında ekonomik büyüme yüzde 6 olarak gerçekleşti. Enflasyon, aynı Kasım ayında yüzde 5,1'e geriledi. Fakat eski Cumhurbaşkanı Crvenkovski, mevcut tablodan hoşnut değildi. Makedonya Parlamentosu'na hitaben yaptığı, 2009 yılı, yıllık konuşmasında, hükümetin, fazla iyimser olarak nitelendirdiği bakış açısını topa tutan Crvenkovski, "Yanlış sonuçlar çıkarmak ve buna bağlı olarak da politik öncelik ve kavramlarımızı yanlış tanımlamak, asla yapmamamız gereken ve bize çok pahalıya patlayabilecek bir hatadır. Küresel kriz, ekonomimiz için bir fırsat değil, tehdittir" dedi.

Makedonya kemer sıkacak

Eski Cumhurbaşkanı'nın yaptığı uyarıların en önemli sebebi, çelik ve tekstil sektöründe yaşanan olumsuzluklardı. Çelik ve tekstil, Makedonya'da krizden en kötü etkilenen sektörler oldu. Makedonya İstatistik Bürosu'na göre, Ekim ayında çelik sektöründe 3 bin 300 işçi işten çıkarıldı. Bunlar arasında Feni demir-nikel fabrikası ve Silmak demir-alaşım haddehanesinin çalışanları da yer alıyor. Madenciler de talep düşüşü yaşıyorlar. Benzer bir durumun hâkim olduğu tekstil sektöründe yöneticiler çalışanları ücretsiz izne çıkmaya zorluyor ve iş yokluğu nedeniyle fabrikaları geçici olarak kapatıyorlar.

Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski durumu, "Makedonya ekonomik durgunlukta değil, fakat en büyük ihracat alıcılarımızın durgunlukta olduğunu unutmayarak, önleyici adımları olası bir krizi hafifletmek amacıyla aldık" sözleriyle geçiştirmeye çalışsa da, ülkenin temel sektörlerindeki küçülme ve düşen ihracat, Makedon hükümetini katı kemer sıkma tedbirleri içeren bir paket hazırlamaya zorladı. Geçtiğimiz yılın sonlarına doğru hükümet, ülke ekonomisini dünya genelinde yaşanan finans krizinden korumak için on yeni tedbirden oluşan bir önlem paketi açıkladı. Hükümet, 2009 yılında, 2008'e kıyasla yüzde 14'lük bir artışla, yaklaşık 500 milyon Euro'luk sermaye yatırımı planlalıyor. Karayolu ve demiryolu altyapılarının iyileştirilmesi ve enerji sektörüne yönelik yatırımlar da hükümetin planları arasında yer alıyor. Yüksek işsizlik oranlarının düşürülmesi, ülkenin Yabancı Doğrudan Yatırımlar için cazip hale getirilmesi ve yaşam standartlarının yükseltilmesi de paketin öncelikli konuları arasında yer alıyor. Estonya'da kullanılan bir modeli izleyen yetkililer, sermaye gelirleri vergilerini sadece kâr paylarına uygulamayı planlıyorlar. Bu arada, Makedon sanayileri tarafından ithal edilen malzemeler üzerindeki tarifeler de düşürülecek.

Söz konusu tedbirlerde, şirketlerin ödenmemiş sağlık sigortası katkı paylarının, bu süre içinde katkılarını sürdürmeleri halinde dört yıl içinde silinmesi de öngörülüyor. Reuters'e göre hükümet, şirketlerin ödenmemiş gelir vergisi, sermaye gelirleri vergisi, katma değer vergisi, emlak vergileri ve emeklilik katkı payları üzerindeki ceza faizine de vergi affı uygulayacak. Başbakan Nikola Gruevski, bu borçların taksitler halinde ödenebileceğini söyledi. Üsküp, emeklilik ödemelerinin gerisine düşen şirketlerin ödenmemiş borçlarını üç yıl süreyle donduruyor.

Hükümet, çiftçilere yardım etmek için onların vergilerini düşürüyor ve yılda 5 bin Euro'dan az kazanan çiftçilerin vergilerini hepten ortadan kaldırıyor. Diğer vatandaşlar ve şirketler de gelir ve emlak vergilerinde indirimler görecekler. Toplam 330 milyon Euro tutan, ülke tarihinin en karmaşık reform paketi, kesin bir başarı vaat etmiyor.

Üç aşamalı tedbir paketi

Hükümetin, 1 Ocak 2009'da başlattığı sosyal katkı reformu uygulamasında, Maliye Bakanlığı'nın eşgüdümünde olmak üzere, birçok hükümet kurumu ve fonu yer alıyor. Reform, her şeyden önce hem işverenler hem de çalışanlar için daha iyi bir iş ortamı yaratma amaçlı üç ana bileşenden meydana gelen karmaşık bir tedbir paketi. Paketin birinci aşamasına göre sosyal katkı oranları üç yıllık bir süreçte üçte bir oranında kademeli olarak düşürülecek. Alınan bu tedbirle işveren açısından maliyet azaltılması, Makedonya'daki şirketlerin rekabet güçlerinin artırılması ve krize rağmen yabancı sermayenin ilgisinin uyandırılması hedefleniyor.

Paketin ikinci aşlamasında "brüt maaş" kavramı başlıyor. Bu yeni maaş hesaplama ilkesi ile işverenlere maaş hesaplamada daha basit bir yöntem uygulanması, giderlerin düşürülmesi ve iş maliyetleriyle ilgili daha net veriler ortaya çıkarılması hedefleniyor. Üçüncü aşama ise katkıların tahsilâtının Kamu Gelirleri Dairesi'ne verilmesi. Bunun amacı sistemin daha iyi ve güvenilir biçimde işlemesi olarak gösteriliyor.

Hükümetin krizle mücadele önerileri uygulanmaya başladığında kamu sektöründeki işe alımlar ve memur maaş zamları rafa kaldırılacak. Bütçe yüzde 9 oranında, başka bir deyişle 173 milyon Euro azaltılacak. Kamu sektörü işe alımlarını donduracak olan Makedon hükümeti, memur maaşlarına daha önce yapılacağı duyurduğu zammı da bir yıl erteleyecek. Ayrıca, yeni büro mobilyası satın alımlarına yönelik bir yasak, resmi araç sayısını azaltma ve spor tesisleri, tiyatro, müze ve büyükelçilik inşalarında küçülme gibi irili ufaklı konularda da genel giderleri azaltacak. Savunma harcamalarının da kısılması planlanıyor. Başbakan Yardımcısı Zoran Stavrevski'nin, "Mümkün olan bütün kategorilerde kısmaya gidilecek" sözleri paketin içeriği ve boyutu hakkında önemli bir göstergedir.

Ülkenin ekonomik anlamda kötüye gidişinin ardındaki önemli unsurlardan bir diğeri de vergi gelirlerindeki azalma. Bir yıl öncesine kıyasla gelir ve tüketim vergilerinde yüzde 9,5, VAT gelirlerinde ise yüzde 11 oranında azalma meydana geldi. Vergi mükellefleri hükümete ödeme yapamayınca, bütçe açığı da 28 milyon Euro'ya ulaştı. Ayrıca, yüzde 18'e varan yüksek faiz oranı da ticari faaliyetlerde meydana gelecek herhangi bir genişleme için gereken borç almayı zor hale getiriyor. 2008 yılında Makedonya'daki ticari bankaların hemen hepsi faiz oranlarını yükseltti ve rekor kârlar elde ettiler. Ancak Makedonlar, bu faiz oranlarını ödeyeceklerine, büyük oranda, kredi almayı bıraktılar.

Makedon hükümetinin açıkladığı ekonomik paket iş dünyasında genel olarak memnuniyetle karşılandı. Makedonya Ticaret Odaları Birliği'nden Mirce Çerkezi, "Tedbirlerden bazıları gelişimi sürdürmeye bir uyarıcı görevi görecek." dedi. Ancak hukuk profesörü Vanco Uzunov gibi bazı isimler tedbirleri yetersiz görüyor.

1945-90 yılları arasında, Yugoslavya Cumhuriyeti bünyesinde, sosyalizm ile yönetilen Makedonya, 90'lı yıllarda çok ciddi ekonomik sorunlarla yüzleşmek zorunda kaldı. 2001 krizinden sonra da çok ciddi bir reform süreci yaşamaya devam ediyor. Makedonya ekonomik geçiş sürecini henüz tamamlayamadı. Sanayi üretimi, hizmetler ve istihdam 1990 öncesi düzeyinde kaldı. Raiffeisenbank'ın 27 Mayıs günü yayınladığı bir rapor, Romanya'nın ardından, 319 Euro ile en düşük ortalama aylık ücrete sahip ikinci ülke olan Makedonya için bir taraftan Uzunov'u doğrularken, bir taraftan da Makedonya açısından önemli bir ikaz niteliği taşıyor.

Milli Gazete

  

Yorumlar