Duyuru

Karaciç davası – BM mahkemesi için yeni bir sınav

Dünyadan Haberler

  /   173   /   04 Nisan 2014, Cuma

 Yazdır

  

 

 

 

Lahey’deki hakim ve savcılar, sonuçsuz kalan Slobodan Miloseviç davasının bir tekrarının yaşanmasını önlemeye çalışıyorlar.

(Çeşitli kaynaklar -- 22/07/08 - 04/09/08)

photo

Eski Bosnalı Sırp lider Radovan Karaciç: 3 Mart 1994’te Moskova’da basına demeç verirken (solda), yakalanmasının ardından 22 Temmuz’da dağıtılan bir fotoğrafta (ortada) ve 31 Temmuz’da Lahey mahkemesindeki ilk duruşmasında görülüyor. [Getty Images]

Merhum Sırp Cumhurbaşkanı Slobodan Miloseviç'in yargılandığı savaş suçları davasının aniden sona ermesinin üzerinden iki yıldan uzun bir süre geçtiktan sonra, 1990’larda Balkanlarda yaşanan savaşın baş aktörlerinden birine karşı yürütülen dava, Eski Yugoslavya Hakkındaki Savaş Suçları Mahkemesini (ICTY) yine gündeme oturttu.

Eski Bosnalı Sırp lider Radovan Karaciç, 21 Temmuz’da Belgrad’ın dış mahallelerinden birinde yakalandı. Dokuz gün sonra Sırp yetkililer, 1992-1995 yıllarında Bosna Hersek’te (BH) yaşanan savaşa ilişkin savaş suçu ve soykırım suçlamalarına cevap vermesi için Karaciç'i Lahey mahkemesine teslim etti.

Daha sonra adı Sırp Cumhuriyeti (SC) olarak değiştirilen Bosna Sırp Cumhuriyetinin savaş dönemindeki cumhurbaşkanı olan Karaciç, Miloseviç dışında ICTY’de yargılanan en üst düzey yetkili.

Temmuz 1995’teki ilk iddianamenin yerini alan Mayıs 2000 tarihli, 11 maddelik değiştirilmiş iddianamede Karadziç, Sırp olmayanları hedef alan ve aralarında imha, cinayet, kasten adam öldürme, işkence, sürgün, insanlık dışı hareketler, korkutma ve rehin alma gibi eylemlerin bulunduğu çok sayıda savaş suçu işlemekle suçlanıyor. İddianamede, biri 44 ay süren Saraybosna kuşatması ve diğeri de Avrupa’da İkinci Dünya Savaşından bu yana yaşanan en büyük vahşet olan 1995 Srebrenitsa katliamı ile ilgili olmak üzere iki soykırım suçlaması yer alıyor.

ICTY başsavcılığı görevini İsviçreli Carla del Ponte’den devralan Belçikalı avukat Serge Brammertz, dört yıl boyunca uzayan ve sonunda Mart 2006'da herhangi bir karara bağlanamadan sona eren Miloseviç davasının bir tekrarının yaşanmasını önlemek istiyor. Sağlık durumu, oturumların pek çok kez kesintiye uğramasına neden olan eski Sırp lider, 11 Mart’ta hücresinde kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi ve dava da üç gün sonra kapatıldı.

BM'nin savcı ve hakimleri, etkin bir yargılama yapamadıkları için eleştirildiler. Savcılığın, Miloseviç’in BH, Hırvatistan ve Kosova’daki çatışmalarla ilgili, toplam 66 maddelik üç ayrı iddianamesini tek bir dava altında toplamaya karar vermesi, dava sürecinin aşırı derecede uzamasının en önemli sebeplerinden biri olarak gösterildi.

Savunmasını kendisi yapan Miloseviç’in siyasi nutukları da gecikmelere neden oldu. Hakimler, böyle durumlarda eski Sırp liderin mikrofonunu kapatsalar da, Miloseviç'in oturumları engellemesine ve mahkemeyle alay etmesine izin vermekle suçlanmaktan kurtulamadılar.

31 Temmuz’da yapılan ön duruşma sırasında Brammertz, ekibinin mevcut iddianame üzerinde gözden geçirme ve güncelleme çalışmaları yaptığını doğruladı. Söz konusu uygulamanın amacı, iddianamenin mevcut içtihadı, mahkeme tarafından sabit bulunan gerçekleri ve son sekiz yılda toplanan delilleri yansıttığından emin olmaktı.

Karaciç de tıpkı Miloseviç gibi mahkemeye karşı savunmasını kendisi yapmayı planlıyor. Ayrıca Miloseviç’in işi karmaşık hale getirmek için kullandığı taktikleri kullanması da bekleniyor.

photo

1995 yılında Srebrenitsa’da yaşanan soykırım operasyonlarından sağ kurtulan Bosnalı bir Müslüman kadın, 29 Ağustos'ta Saraybosna'da Radovan Karaciç'in canlı olarak yayınlanan Lahey mahkemesi duruşmasını izliyor. [Getty Images]

31 Temmuz’da Lahey mahkemesi hakimleri önündeki ilk duruşmada, savunması üzerinde hâlâ çalıştığını söyleyerek, kendisine yöneltilen suçlamalar için herhangi savunma vermeyi reddetti. Bunun üzerine duruşma 29 Ağustos tarihine ertelendi. Eski Bosnalı Sırp liderin yine savunma yapmayı reddetmesi üzerine, -- ikinci duruşmaya başkanlık eden -- Hakim Iain Bonomy, usul gereğince her bir suçlama için Karaciç adına "suçsuz" ibaresini girdi.

Karaciç, mahkemeye kendisini yok etmeye kararlı bir “NATO mahkemesi” tarafından yargılanmakta olduğunu söyledi.

29 Ağustos’ta Bonomy’e, “Bu mahkemenin kendisini sahte bir şekilde uluslararası toplumun bir mahkemesiymiş gibi gösterdiğine inanıyorum", diyen Karaciç, 1 Ağustos’tan bu yana, ICTY Başkanı Fausto Pocar’a yönelttiği iki talep de dahil olmak üzere yaklaşık on tane teklif verdi.

Her ikisi de 18 Ağustos’ta sunulan taleplerde Karaciç, Hakim Alphons Orie ve Hollandalı diğer tüm hakimlerin kendi davasında görevden alınmasını istedi.

1 No’lu Ön Yargılama Dairesi başkanı Orie’nin kendisine karşı önyargılı olduğunu iddia eden Karadziç, Orie’nin, daha önceki davalarda verdiği kararları pekiştirmek amacıyla, kendisini mahkum etmeyi “kişisel” olarak istediğini söyledi.

Sonuç olarak Pocar, Karadziç’in davasını 3 No’lu Ön Yargılama Dairesine devretti. Jamaikalı Hakim Patrick Robinson'ın başkanlık ettiği dairede Bonomy ve Fransız hakim Jean-Claude Antonetti görev yapıyor.

Mahkemeye daha önce sunduğu dilekçelerin en az iki tanesinde Karadziç, Sırbistan’da yakalanmasına ilişkin usulsüzlükler hakkında şikayette bulundu ve medya üzerinden yürütülen ve adil yargılama şansını ciddi biçimde tehlikeye sokan bir “cadı avı”nın kurbanı olduğunu iddia etti.

Ayrıca BH’deki savaşı sona erdiren 1995 Dayton Barış Anlaşmasına (DBA) aracılık eden, ABD temsilcisi Richard Holbrooke ile gizli bir dokunulmazlık anlaşması yaptığına dair uzun süredir konuşulan bir iddiayı da yeniden gündeme getirdi.

Siyasi ve kamusal hayattan kaybolup DBA’nın hayata geçirilmesini engellememesi koşuluyla, Lahey'de yargılanmayacağına dair kendisine söz verildiğini iddia eden Karadziç, mahkemeden Holbrooke, eski ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright ve eski ICTY başsavcısı Richard Goldstone’u tanıklık etmek üzere çağırmasını istedi.

photo

Bosnalı Sırp savaş dönemi lideri Radovan Karadziç’in yargılandığı davaya başkanlık eden İngiliz Hakim Iain Bonomy, 29 Ağustos’ta Lahey mahkemesinde yapılan duruşmada konuşuyor. [Getty Images]

Dokunulmazlık anlaşması ile ilgili iddiaları reddeden Holbrooke, bu tür bir düşünceyi asla onaylamayacağını çünkü bunun ahlak dışı olduğunu söyledi.

Goldstone ise kendisinin, Karadziç’in iddia ettiği gibi, iddianameyi askıya alması yönünde ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan baskı görmediğini söyledi.

Belgrad merkezli B92’nin 7 Ağustos tarihli haberine göre Goldstone, “Ne Amerikan hükümeti ne de başka bir hükümet, benden Karaciç hakkındaki suçlamaları düşürmemi istedi” dedi.

Goldstone ayrıca, iddiaya konu olan anlaşmanın gerçek olması halinde bile, bunun “davanın yasallığıyla hiçbir şekilde ilgisi olmayacağını”, çünkü Holbrooke’un hiçbir zaman mahkeme yetkilisi olarak görev yapmadığını da sözlerine ekledi.

BM savcıları, Karaciç’in Holbrooke ile yaptığını iddia ettiği dokunulmazlık anlaşmasının mevcut olup olmadığını tartışırken, Karaciç’in ilk duruşmada usulsüzlük yapıldığına ilişkin şikayetlerini de reddetti. Söz konusu oturumda Karaciç’in mahkemede bildirisini okumasına izin verilmemiş, fakat kendisine, bildirinin içeriğini özetlemesi için iki dakika süre tanınmıştı.

Muhtemelen önümüzdeki yılın başında başlayacak olan mahkemeye henüz aylar var. Brammertz, bunun karmaşık bir dava olacağını düşünse de, ekibinin amacının iddialarını “en etkin şekilde” ortaya koymak olduğunu söylüyor.

Karaciç, mahkumiyet alırsa ömür boyu hapis cezasına çarptırılabilir.

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır. 

  

Yorumlar