Duyuru

Nerede kalmıştık?

Arnavutluk Haberleri - Makedonya - Sırbistan - Türkiye Haberleri

  /   719   /   09 Aralık 2014, Salı

Akit
 Yazdır

  

Kaldığımız yerden, devam edelim. Ancak Makedonların, Türk tarihine verdiği zararların hangi birini anlatalım?..

Vardar Nehri’ne doğru dönüp derin bir nefes aldığınızda, ciğerleriniz Osmanlı tarihi ile dolar. Şehrin iki yakasını birleştiren Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, bunlardan sadece bir tanesidir. Bu köprü, 2002 yılından itibaren, bir dizi restorasyondan geçti. Ancak Şehir Anıtları Koruma Kurulu’nun restorasyon çalışmalarındaki tüm yazışmalarda, köprünün adı ‘Justinyen Köprüsü’ ve ‘Taş Köprü’ olarak kullanıldı. 

Restoran çalışmaları kapsamında, köprü mihrabiyesinin karşı tarafına bir plaket yerleştirildi. Üzerine; “1689 yılında bu köprüde, Kumanova dükü Karpoş’un asıldığı” iddiası yazıldı. 

Osmanlı’ya başkaldıranlar kervanının bir mensubu olan ‘İskender Bey’in, Türk Çarşısı’nın orta yerinde yer alan, at sırtındaki heykelini de listeye ilave etmeliyiz. 

Şehrin batı yakasındaki, Burmalı Camii ise başlı başına bir hüzün sebebidir.

Karlızade Mehmed Bey tarafından 1494 yılında yaptırılan Burmalı Camii, 1923 yılında, dönemin Sırp rejimi tarafından yıktırıldı. İki yıl sonra, yerine subay ordu evi inşa edildi. Ancak Burmalı Camii’nin ahı tutmuş olacak ki, 1963 yılında meydana gelen depremde yerle bir oldu. Kısa süre öncesine kadar yeşil alan olarak kullanılan bu arazi, son birkaç yıldır, yeniden tartışmaların odak noktası oldu. 

Makedonya Hükümeti, buraya Ortodoks Kilisesi inşa etmeyi planlıyordu. Ancak Makedonya’daki Türk, Arnavut ve Boşnak Müslümanlar, koordinatörlüğünü Ramadan Ramadani’nin yaptığı, Burmalı Camii Platformu ile kuvvetli bir ‘dur’ ihtarında bulundular.

Her ne kadar kilise inşaatından vazgeçilse de, Burmalı Camii’nin “Üsküp 2014” projesine dâhil edilmesi sağlanamadı. Tartışmalar parlamentoya kadar ulaştı. Ancak Makedon yetkililer, bildiklerini okumaya devam ediyorlar. Sessiz sedasız, Burmalı Camii arazisine yeniden ordu evi inşa ediyorlar.

Geçen hafta, “Üsküp Skopje’ye devşirilirken, Türk politikacılar ne yapıyorlar’ diye bir sual aklınıza gelmiş olabilir” demiş ve ilave etmiştik: “Türk partileri, Makedon partilerine angaje olmuşlar.”

Yalnızca Türk Demokratik Partisi-TDP değil, Erdoğan Saraç liderliğindeki Türk Milli Birlik Hareketi-TMBH ve Adnan Kahil liderliğindeki Türk Hareket Partisi-THP için de benzer şeyler rahatlıkla söylenebilir.

TDP, Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov ve Başbakan Nikola Gruevski’nin; THP ve TMBH de, Sosyal Demokratlar Birliği-SDSM lideri Zoran Zaev ve Cumhurbaşkanlığı adayı Stevo Pendarovski’nin elinden tutup Türk köylerini gezdirdiler.

Arnavut cephesinde faklı bir şey yok. Menduh Thaçi liderliğindeki, muhalefetteki Arnavutların Demokratik Partisi-DPA ve Ali Ahmeti liderliğindeki, iktidardaki Demokratik Bütünleşme Birliği-DUI, Arnavutların çıkarlarından ziyade, kendi çıkarlarını önceliyorlar.

Üsküp Meydanı, at meydanına dönüşürken seyretmekten başka bir şey yapmadılar. Burmalı Camii’nin yerine kilise ya da ordu evi yapılması umurlarında bile olmadı. Nüfusun neredeyse yüzde 40’ı Müslümanların olan Makedonya’da, Müslüman bir Cumhurbaşkanı ya da Başbakan talep etmek gibi bir dertleri de olmadı. 

Makedonyalı Arnavutların, Besa isimli yeni bir siyasi oluşumu daha var. Besa Hareketi’nin kurucu ve ideologları arasında Afrim Gaşi ve Zekeriya İbrahimi gibi önemli isimler bulunuyor. Ancak hareketin ölü doğduğunu, şimdiden söyleyebiliriz.

Makedonya’daki bu tablonun tek sorumlusu elbette ülkedeki Türk ve Arnavut siyasetçiler değil. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri de üzerine düşen vazifeyi yeterince yerine getiremedi. Ne ‘Skopje 2014’ projesinin hayata geçirilmesi önlenebildi, ne de Burmalı Cami’nin bu projeye dahil edilmesi sağlanabildi.

Sadece Üsküp değil, Pirlepe, Manastır ve Ohri şehirlerindeki, bir çok Osmanlı Türk eseri ilgi bekliyor. Üsküp’teki Sultan Murat Camii, Pirlepe’deki Çarşı Camii ve Manastırdaki Yeni Cami, eski ihtişamlı günlerinden çok uzaktalar. Ohri’deki İmaret Camii yıkılıp yerine kilise yapılalı da tam 12 sene oldu. 

Sayın Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanı olduğu dönemde yaptığımız çağrıyı tekrarlayalım: Türkiye, bir an evvel ‘Skopje 2014’ projesine müdahil olmalı. Burmalı Camii’nin yeniden inşa edilmesi sağlanmalı.

Sözlerimizi, halen Üsküp’te yaşayan Türk edebiyatçısı Avni Engüllü’nün,Üsküp’ün Ortasında Burmalı Camii isimli şiirinden birkaç mısra ile noktalayalım:

“Her şey geri geri döndü bir anlığına / önümde göklere değen o güzel minaresiyle / burmalı cami / gene doluydu şadırvan / kurnalardan sular şırıl şırıl / herkes namaza durdu / Üsküb’ün ortasında burmalı camide / hâlâ yaşayan o eski hisle.”

  

Yorumlar