Duyuru

Bosna Hersek neyimiz olur?

Bosna Haberleri - Türkiye Haberleri

  /   595   /   11 Mart 2015, Çarşamba

Akit
 Yazdır

  

Bosna Hersek, tarihi, dini, kültürel ve coğrafi olarak, bize yakın bir ülke. 

Bu sebeple hem devletimizin hem de milletimizin, bu ülkeye karşı yoğun bir ilgisi var. 

Türkiye’de, Bosna Hersek ile ilgili bir haber, belgesel, gezi programı ya da etkinliğin olmadığı bir gün, neredeyse yok gibi.

Ne var ki bu yakınlık ve ilgi, bir türlü ekonomik sahaya yansıtılamıyor.

Bosna Hersek’te faaliyet gösteren sadece 40 civarında Türk şirketi var. 

Yatırımların toplamı 145 Milyon Dolar. 

Peki bu miktar, diğer ülkeler ile karşılaştırınca, neye karşılık geliyor? 

Biraz da buna göz atalım.

2013 yılında Bosna Hersek’e yapılan yabancı yatırım miktarı 214 Milyon Euro. 

Yabancı yatırımlarda ilk sırayı, 32 Milyon Euro ile Sırbistan almış. 

İkinci sırada, 29 Milyon Euro ile Büyük Britanya var. 

İsviçre ve Almanya, 23 ve 21 Milyon Euro ile hemen arkalarında… 

Ocak-Eylül 2014 döneminde Bosna Hersek’e yapılan toplam yabancı yatırım miktarı ise 283,5 Milyon Euro’ya ulaşmış. 

Bu dönemde Bosna Hersek’e en yüksek yatırımı yapan ülke, 95 Milyon Euro ile Rusya olmuş. 

İkinci yine aynı: 56 Milyon Euro ile Büyük Britanya… 

Onu, 25 Milyon Euro ile Avusturya, 22 Milyon Euro ile Lüksemburg takip ediyor. 

Ve onları da, sırasıyla, Hırvatistan, İsviçre, Hollanda, Kuveyt ve Slovakya…

Bosna Hersek’in bağımsızlık ilanından sonraki 20 yılda da değişen pek bir şey yok. BH Merkez Bankası verilerine göre; Mayıs 1994 - Aralık 2013 tarihleri arasında, 1 Milyar 329 Milyon Euro ile Avusturya başı çekiyor. 

Sırbistan, 1 Milyar 2 Milyon Euro ve Hırvatistan, 733 Milyon Euro ile ilk üçte yer alıyorlar. 

Bosna Hersek’e en fazla yatırım yapan diğer ülkeler: 499 Milyon Euro ile Slovenya, 343 Milyon Euro ile Rusya ve 333 Milyon Euro ile Almanya. 

Türkiye ise İsviçre ve Hollanda’nın ardından, dokuzuncu sırada yer alıyor.

İki ülke arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması var. Türkiye menşeli sanayi mallarından gümrük vergisi alınmıyor. 

Gel gör ki bu anlaşmanın sağlandığı imkanlardan yeterince istifade edilmiyor.

Bosna Hersek ile Türkiye arasındaki ikili ticaret verileri de oldukça düşük.

TÜİK verilerine göre; 2012 yılında, Türkiye ile Bosna Hersek arasındaki toplam ticaret hacmi 363 Milyon Dolar. 

2013 yılında, bu rakam, 398 Milyon Dolar’a yükselmiş.

BH İstatistik Kurumu verilerine göre; 2014 yılındaki toplam ticaret hacmi ise 417,4 Milyon Euro. 

BH Yatırım Geliştirme Ajansı’na göre; gıda, otomotiv, bankacılık ve finans, inşaat, enerji, ormancılık ve ağaç ürünleri, bilişim teknolojileri, madencilik ve metal işleme, turizm ve tekstil, bu ülkede yatırım için cazip sektörler arasında yer alıyor.

Bosna Hersek, nehirleri, el değmemiş doğası, tarihi ve kültürel zenginlikleri ile büyük bir turizm potansiyeline sahip. 

Kültür ve din turizminin yanı sıra, çok sayıda termal ve mineral su kaynakları da bulunuyor. Ayrıca dağ ve kış turizmi adına birçok alternatif de bulunuyor. 

Ülkede, Yugoslavya döneminden kalma, pek çok otel atıl halde bulunuyor. Her ne kadar restorasyon gerektirse de, İstanbul’da bir daire fiyatına Bosna Hersek’te otel almak mümkün.  

Türkiye’den Bosna Hersek’e giden turist sayısı oldukça fazla. Fakat Türkiye’nin, bu ülkede, beş yıldızlı bir oteli dahi bulunmuyor.

Tarım arazilerinde kimyasal gübre ve ilaç kullanımının yüzde 50 seviyesinde kaldığı Bosna Hersek, organik tarıma oldukça müsait.

Enerji ihracatı açısından Balkanların en önemlisi ülkesi olan Bosna Hersek’te, elektrik üretimi ve kömür çıkarımı, ülke ekonomisinin anahtar sektörleri. 

Bosna Hersek’te elektrik enerjisi ticareti 2009’dan beri özel sektöre açık.Elektrik enerjisinin dağıtımı da, 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren, özel sektöre açıldı. 

Ayrıca, yaklaşık 1.300 MW’lık HES’lerin inşası da özel sektöre ihale edilecek.

Hem Batı hem de Doğu Avrupa’ya yakınlığının yanı sıra, işçi ücretlerin makul seviyelerde olması da, önemli bir avantaj.

Elbette, her şey toz pembe değil.

Bosna Hersek, Dayton Anlaşması’nın sırtına yüklediği, yapısal problemleri bir an önce çözüme kavuşturmalı. 

Acilen, siyasal ve ekonomik reformları hayata geçirmeli. 

Bu süreçte Türkiye’ye düşen, sabırla, yatırımda ısrar etmek. 

Zaten onu da yapamayacaksak: Bosna Hersek neyimiz olur?..

  

Yorumlar