Duyuru

Balkanlar’a vize kalksın!

Arnavutluk Haberleri - Bosna Haberleri - Sırbistan - Türkiye Haberleri

  /   686   /   24 Temmuz 2015, Cuma

Akit
 Yazdır

  

Türk Dışişleri, Başbakan Ahmet Davutoğlu döneminde, üzerindeki ölü toprağını önemli ölçüde attı. 

Türkiye, herhangi bir uluslararası gelişmede, ne söyleyeceği merak edilen bir konuma geldi. 

İzlenen bölgesel açılım politikasının bir neticesi olarak, birçok ülke ile vizeler kalktı. Böylece Türk halkı, İstanbul ile Saraybosna arasındaki mesafenin, İstanbul ile Trabzon arası kadar olduğunu hatırladı. 

Ne var ki Türk halkı, yine Saraybosna’ya, Prizren’e ya da Üsküp’e gidemiyor. 

Özellikle Balkanlar’la ailevi ve ticari bağları olanların, öğrenci ya da turist olarak bölgeye gidenlerin önündeki en büyük engel, yüksek bilet fiyatları. 

Balkanlar’ı yakından takip etmeye çalışan ve ailevi bağları olan biri olarak, bölgeyi sık sık ziyaret etmeye çalışıyorum. Bölgenin nabzını, kontenjan yolcusu olarak değil, bilet ücretini cebimden ödeyerek tutuyorum. 

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Sırbistan ve Arnavutluk gibi ülkeler ile kağıt üzerinde vizeler kalkmış olsa da, mevcut uçak bileti fiyatları, fiili vizelerin yürürlükte olduğunu gösteriyor.

Mesela, Üsküp ya da Sofya için 220 Euro’yu, Podgritsa için 250 Euro’yu, Saraybosna için 260 Euro’yu, Zagreb için 280 Euro’yu gözden çıkarmalısınız. 

Tabii bunlar, en az bir ay önceden alınan biletlere ait alt rakamlar. Yakın bir tarihte bilet alacaksanız, bu rakam 500 Euro’ya kadar ulaşabiliyor.

Benim gibi daha önce gerçekleştirdiğiniz uçuşlardan elde ettiğiniz puanlar varsa da, pek bir işe yaramıyor. Bu durumda bile, 150-200 Euro ilave ödeme yapmak zorunda kalıyorsunuz. 

Yüksek bilet fiyatlarının en önemli sebeplerinden bir tanesi, ucuz koltukların büyük kısmının, Türkiye’deki büyük turizm acentelerine vermesi. Bu durumdan, sadece yolcular değil, bölgede turizm işi yapan acenteler de şikayetçi. Ne yolcular, ne de acenteler, uygun fiyatlı bilet bulabiliyorlar.

Başka milletlerin insanlarını, Bosna’ya gelen Araplar gibi, Türk hava yolu şirketlerine bağlasanız da, başka hava yolu firmalarına kaptırıyorsunuz. Sebep yine aynı: Yüksek bilet fiyatları. 

Rivayet o ki Batılı bir ülkenin üst düzey yetkilisi, Türkiye’nin Balkanlar’daki pozisyonunu kastederek, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na, “Siz Türkler, son dönemde adeta buraya paraşütle indiniz” demiş. Bunun üzerine Sayın Davutoğlu şu cevabı vermiş; “Biz, buraya yüzyıllar önce atla geldik, gerekirse yine geliriz.”

Umarız, yüksek bilet fiyatları daha makul seviyelere çekilir. Aksi halde, Balkanlar’a yeniden atla gitmekten başka çaremiz kalmayacak.

YUNAN İLLÜZYONU: SYRIZA VE TSIPRAS

Yunanistan’da 25 Ocak’ta düzenlenen erken genel seçimlere, “Umut geliyor” sloganıyla yola çıkan Aleksis Tsipras’ın lideri olduğu Syriza (Radikal Sol Koalisyon Partisi) kazandı.

Syriza’nın zaferinde; AB Komisyonu, AB Merkez Bankası ve IMF’den oluşan, Troyka karşıtı söylemleri ve milli program sayesinde ekonomik darboğazdan çıkılacağı yönündeki söylemleri, kamu borçlarının kısmen silinmesi, bedava elektrik, banka borçlarının silinmesi, asgari ücretin artırılması ve emekli maaşlarının iyileştirilmesi gibi vaatler, kilit rol oynadı.

Tsipras, seçim sonrası açıklamalarında da, benzer söylemleri sürdürdü. “Troyka’nın, artık Yunanistan adına bir maziden ibaret olduğunu” ifade etti.

O günlerde de söylemiştik: Syriza’nın seçim zaferi, oldukça abartıldı. Aslına bakılırsa, tek gaza gelen Yunan halkı ve Tsipras değildi. Türkiye’deki ‘sol’ partiler de, bu zafer üzerinden destan yazmaya kalktılar. 

İşi biraz daha ileri götürüp, muhtemel bir Euro bölgesinden çıkışın, IMF ve AB karşıtı politikaların, domino etkisiyle İspanya ve Portekiz’e sıçramasından söz eder oldular. Ancak 6 ay sonra masal bitti. Seçim öncesi vaatlerinin neredeyse tamamını rafa kaldıran Tsipras, soluğu referandumda aldı.

Televizyon ve gazetelerde, günlerce Yunanistan’daki referandum konuşuldu: “Evet çıkarsa bu olur, hayır çıkarsa şu olur.”

Seçim günü olan 5 Temmuz’da, oy kullanımı devam ederken, şunları söylemiştim: “Evet de çıksa, hayır da çıksa değişen bir şey olmayacak. AB ve özellikle Almanya, Yunanistan’ın sırtında boza pişirmeye devam edecek. Ancak Yunanistan’ı birlik dışına çıkarmayacaklar. Syriza ve Tsipras gibi, bu referandum da hurafedir, illüzyondur.”

Sandıktan, tıpkı erken genel seçimde olduğu gibi, anketlerin çok üzerinde bir netice ile Syriza ve Tsipras’ın istediği netice çıktı. Buna rağmen Tsipras, soluğu Troyka’nın kucağında aldı. Seçim günü ifade ettiklerimiz, harfi harfine yaşandı, yaşanıyor. 

Demek ki neymiş: Syriza ve Tsipras gibi, referandum da bir hurafe ve illüzyonmuş!

  

Yorumlar