Duyuru

Sırbistan Müslümanları

  /   10596   /   01 Ocak 2014, Çarşamba

 Yazdır

  

 


 

Sırbistan Seçilmiş Müftüsü Muammer Zukorliç’in geçen hafta Gerçek Hayat Dergisinde bir röportajı yayınlandı. Sancak Müslümanlarının temsilcisi olan Zukorliç geçen ay Sırbistan’da yapılan seçimler sonucunda önümüzdeki 5 yıl için tekrar baş müftülüğe seçilmişti.

 

Sancak Müslümanlarının sesini ve tarihten gelen kazanılmış haklarını bütün dünyaya duyurmaya çalışan Müftü Zukorliç’i önümüzdeki 5 yıl içerisinde zor bir dönem bekliyor.

 

Bildiğiniz üzere Sırbistan, Müslüman azınlık tarafından seçilmiş olan Müftü Zukorliç’in yerine Âdem Zilkiç’i resmi müftü olarak atamıştı. Bu politik hamle Karadağ’ın ayrılmasından sonraki dönemde azalan Müslüman varlığını tekrar içeriden bölmüş oldu.

 

Bir dönem SDA Sancak Başkanı olan Süleyman Uglanin’in siyasi manevrası ne yazık ki içerisinde soru işaretlerini barındırıyor. Uglanin’in Sırbistan Parlamentosunda görev alma eğilimi, Sancak Müslümanlarını kahir ekseriyetle destekleyip seçtiği Müftü Zukorliç’e karşı Âdem Zilkiç’i desteklemesi manidar görünüyor.

 

Yunanistan’ın Seçilmiş Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif’e ve Batı Trakya Türklerine oynadığı politik oyun ile Sırbistan’da son gelinen durum arasında hiçbir fark görünmüyor.

 

Özellikle Bosna Müslümanları ile Sancak Müslümanları arasındaki bağın koparılmaması bizim açımızdan çok önemlidir.

 

Hem Zukorliç hem de Bosna Baş Müftüsü Mustafa Çeriç için aynı anda uygulamaya konulan menfi propagandaya dikkatinizi çekmek isterim.

 

Zukorliç ve Çeriç için Türkiye’deki yapılan anti propagandanın temel dayanağı “Vahhabi”lik tezi üzerine kurulmak istenmesi bilerek seçilmiş izlenimi vermektedir.

 

Ne Zukorliç ne de Çeriç Vahhabi değildirler. Tam tersine Sünni karakterleri oturmuş ve aynı zamanda Türkiye’yi içeriden tanıyacak kadar bize yakın insanlar.

 

Çeriç ve Zukorliç Balkanlarda yaşayan Müslüman Boşnaklar açısından çok önemli yetişmiş iki entellektüel değerdir.

 

Bosna davasında Alija’nın en büyük destekçilerinden olan ve büyük bedel ödeyen Mustafa Çeriç; son dönemde popülaritesi artan Sancaklı Müslüman Lider Zukorliç Boşnak halkının saygısını kazanmış durumdalar.

 

Dolayısıyla bu iki önemli ismi hesaba katmayan politikalar nereden gelirse gelsin, Boşnak halkı tarafından reddedilecektir.

 

Özellikle Sancak’ta Osmanlı döneminden kalma vakıflarımızın nakdi değeri yaklaşık olarak 500 Milyon Euro tutarında olduğu göz önünde bulundurulursa Sırbistan’ın neden Zukorliç’i by- pass etmeye çalıştığı anlaşılır. Vakıf mallarımızın tasarrufu Müslümanlara verilmek istenmiyor. Çünkü ekonomik özgürlük ardından çok kaliteli ve mücadeleci bir Müslüman neslin yetişmesine kapı aralayacaktır. Sancak için bu az bir kazanım olmasa gerek.

 

Sancak Lideri Zukorliç, Özellikle azınlıkların dini haklarının anayasal garanti altına alınmasının yanında Sırbistan Devleti tarafından Müslümanların ayrımcılığa tabi tutulmaksızın eşit ve adil olarak uygulanmasını istiyor.

 

Kiliseler ve dini toplumlar[cemaatler] yasası mucibince devlet organlarının İslami toplumu ve onun üyelerini koruma zorunluluğundan hareketle; Mart 2008 sonunda yayımladığı deklarasyon çok önemliydi.

 

Sancak Müslümanları adına yayımlanan bu deklarasyon - Cumhurbaşkanına, Devlet Başkanına, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Organizasyonuna (DESC) , Avrupa Meclis komisyonuna ve Avrupa insan Hakları mahkemesine, İslam Konferansı Örgütüne, İslam Dünyası Birliğine (RABITA), Türkiye Cumhuriyeti Dini İşler Tekaddüm Başkanına [Diyanet isleri Başkanına], Bosna ve Hersek'teki İslam toplumu riyasetine, Çevre İslam Toplumlarına, Avrupa Birliği Üyesi, Güvenlik Konseyi Daimi Üyesi olan ülkelerin elciliklerine, İslam Konferansı Örgütüne üye olan ülkelerin elçiliklerine, Parlamento siyasi partilerine, Geleneksel kilise ve dini toplumlara, İnsan Haklarıyla uğraşan sivil örgütlere (organizasyonlara) ve medyaya gönderilmişti.

 

İslam toplumunun rolünü korumakta tutarlı olan; Müftüler, Sabor üyeleri, Meşihat üyeleri, müderrisler (medrese ve İslami Araştırmalar fakültesindeki profesörler), meclis başkanları, bas imamlar, imamlar ve din öğretmenleri 27 Mart 2008'de Novi Pazar'daki bir toplantıda kabul etmiştir ki:

DEKLARASYON

Sırbistan’daki İslami toplumun Meşihatı –Novi Pazar(Sancak)

1- Sırp Cumhuriyeti Devletinin Diyanet Bakanlığı; Novi Pazar, Tutin ve Sjenica belediye organları; Altyapı Bakanlığı, Sırp Cumhuriyeti kültürel anıtları koruma dairesi, Sırp Cumhuriyeti İstatistik dairesi, polis ve Adalet Bakanlığı gibi devlet organlarından İslam toplumunun üye, organ ve kuruluşlarının din özgürlüğüne gelen tehdidi sert bir şekilde kınıyoruz.

2- Cumhurbaşkanı ve Devlet Başkanından Müslümanların ve İslam toplumunun haklarına karşı olan tehdidi daimi olarak durdurmalarını ve İslam toplumuna yönelik meşru olmayan ve illegal faaliyetlere karşı gerekli tüm aktiviteleri uygulamalarını, ayrıca onların
yaptıklarının sorumluluğunu almalarını talep ediyoruz.

3- Yetkili devlet organlarından acil olarak İslam toplumunun üyelerinin ve memurlarının, ayni zamanda daima tehdit altındaki vakıf varlık ve nesnelerinin güvenliğini temin etmelerini istiyoruz.

4- Polis, savcılık ve adalet bakanlığından 16 Kasım 2007'de Novi Pazar'daki Altun-âlem camisinin bahçesinde ve 7 Mart 2008'de Tutin'de medrese kuruluşunda cinayete teşebbüs eden ve İslam toplumunun iki memurunun ciddi yaralanmasına sebep olan kişilerin
adalet önüne çıkarılmasını istiyoruz. Bunlar, her iki olayda da polis gücünün olmasına rağmen hala bulunamadılar.

5- İslam toplumunun organ, kuruluş, ulema ve üyelerini, baş müftü Muammer ef. Zukorlic başkanlığındaki İslami toplum birliğini başarılı savunmaları nedeniyle tasdikliyor ve tam destek veriyoruz.

6- Biricik İslam toplumunu muhafaza etme yolunda, Sırbistan'daki Müslümanlara yardım çabalarından dolayı İslam toplumunun önemli önderi olan Dr. Mustafa Çeriç'e en samimi takdir ve tasdiklerimizi sunuyoruz.

7- Sırbistan'daki İslami toplumun legal ve meşru organlarına verdikleri destek için çevredeki İslami toplumların liderlerine teşekkür ediyoruz.

8- İçinde bulundukları zor döneme rağmen ulema ve Müslümanlar, İslam'ı ve problemlerin barışçıl çözümünü öğretmede ve hayatın güzelliklerini ve nimetlerini koruma amacıyla hoşgörü ve barışı gütmede tutarlı olmak konusunda kararlıdır.

 

Yeni Sakarya Gazetesi, 13 Ağustos 2008

ibrahim@selamet.com 

  

Yorumlar